Nielsen’de Gelişmekte Olan Pazarlar, Hayri Cem'e Emanet

 ›  Haberler  › ↓ 



Türkiye’nin ilk reklam takip kuruluşu olan Bileşim Medya’yı 1984 yılında kurarak sektörde bir devrime imza atan Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Üyelerinden Hayri Cem, Nielsen Media Research Gelişmekte Olan Pazarlardan Sorumlu Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.

The Nielsen Company, dünyanın en büyük araştırma ve bilgi üretim şirketler grubudur. 2007 yılı yıllık cirosu 4,7 milyar dolar olan The Nielsen Company, 100’den fazla ülkede faaliyettedir ve 20,000’den fazla çalışanı bulunmaktadır. The Nielsen Company bünyesinde, AC Nielsen, AGB Nielsen, Nielsen Media Research, Nielsen Online, Bases, IMS gibi firmalar bulunmaktadır. The Nielsen Company, biri Hollanda Haarlem’de diğeri ise New York ABD olmak üzere iki ana merkezden yönetilmektedir.

AGB’nin Türkiye’de faaliyete geçmesini 1989 yılında AGB Anadolu’yu kurarak sağlayan Cem, AGB Anadolu hisselerini 1995 yılında AGB İtalya’ya sattı. AGB, süreç içinde dünyanın en büyük iletişim gruplarından biri olan WPP ve Nielsen’in yüzde 50 pay hakkına sahip oldukları bir yapıya kavuştu.
 
Bileşim Medya, 2002 yılında TİAK’ın (Televizyon İzleme Araştırma Komitesi)  açtığı ihaleyi kazanarak sektöre resmi veri üreten bir kuruluş haline geldi. Gelişmesini sürdüren Bileşim Medya hisselerini 2007 yılında Nielsen Media Research devraldı. Hisse devri sırasında Hayri Cem, Nielsen Media Research Türkiye Genel Müdürlüğü görevini üstlendi.
 
Hayri Cem, aynı yıl Nielsen Media Research’ün Avrupa İcra Kurulu üyeliğine seçildi. 2008 yılında Doğu Avrupa, Kafkaslar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika’dan sorumlu başkanlık teklifi alan Cem, son olarak başarılı çalışmaları nedeniyle Nielsen Media Research’ün Gelişmekte Olan Pazarlar Genel Müdürlüğü ’ne atandı. Uzun süreli sektör tecrübesi ile gelişmekte olan pazarlarda Nielsen’e avantajlar sağlaması beklenen Cem, yeni atama ile Türkiye dışında Doğu Avrupa, Asya, Orta Doğu, Afrika ve Güney Amerika’daki faaliyetlerden sorumlu olacak.
 
Hayri Cem, yeni göreviyle ilgili olarak, “Çok zor bir görev üstlendim. Bu görevi kabul etmemde iki önemli etken var. Birinci etken; uluslararası şirketlerin yönetiminde daha çok Türk yöneticilerin yer alması, arkamızdan gelen genç yöneticilerin de yolunun açılmasına ve görevlerinde hızla yükselmelerine neden olacaktır. İkinci etken ise; bu tür atamalarla Türkiye’nin uluslararası şirketler için bir harekat üssü haline geliyor olmasıdır. Tüm ısrarlara rağmen, bu görevi Türkiye’den yürütmeyi kabul ettirerek, Türkiye’yi grup içinde Gelişmekte Olan Ülkelerin Merkezi haline getirmiş oldum” dedi.
Tüm Haberlere Göz Atın