Bir Numaralı İstiklal Madalyası Sahibi Tümgeneral Yusuf İzzet Met

 ›  Haberler  › ↓ 

Tümgeneral Yusuf İzzet Met (Sicil No: 1312-Sv.6) (1876-1922)

1893 yılında Darüşşafaka’dan mezun olan Tümgeneral Yusuf İzzet Met'in (1876-1922) hikayesini, Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Eski Üyesi ve Darüşşafaka Kültürü ve Tarih Komisyonu Üyesi Beşir Özmen'in kaleminden sizlerle buluşturuyoruz. I. İnönü, II.  İnönü Zaferleri, ve Sakarya Meydan Muharebesi'nin 100. yılını kutladığımız 2021'de, bu savaşlarda görev almış, bir numaralı İstiklal Madalyasının sahibi bir Daçkalının hikayesini sunarken, Kurtuluş Savaşı'nda görev almış askerlerimizin ve sivil halkın önünde bir kez daha saygı ve minnetle eğiliyoruz.

Yazı: Beşir Özmen

Tümgeneral Yusuf İzzet Met (1)
Tümgeneral Yusuf İzzet Met (1)
Aile durumu

1876 yılında Yozgat’ta doğdu. İbrahim Bey’in oğludur.

Öğrenim durumu

1893 yılında Darüşşafaka’dan mezun oldu. “Yıl: R. 1309, Yusuf Efendi, Tophane, Emekli Ferik” (2) 1896 yılında Harp Okulu’nu, 1900 yılında Harp Akademisi’ni bitirdi. Almanca, Fransızca ve Rusça biliyordu.

Yükselme (terfi) tarihleri

17 Ağustos 1896'da teğmen, 25 Nisan 1897'de üsteğmen, 17 Aralık 1899'da kurmay yüzbaşı, 23 Şubat 1902'de kurmay kıdemli yüzbaşı, 8 Temmuz 1907'de kurmay binbaşı, 26 Nisan 1912'de kurmay yarbay, 23 Kasım 1914'te kurmay albay, 30 Haziran 1915'te tümgeneral.

Askerî görevleri ve milletvekilliği

İlk olarak 17 Ocak 1900’de kurmay stajları için Genelkurmay 2. Şube’de göreve başladı ve 8 Ağustos 1918 tarihinde yeniden 14. Kolordu Komutanı olarak atanana kadar değişik bölgelerde önemli askeri görevlerde bulundu.  
2 Temmuz 1920'de Bolu Milletvekili seçildi ve 10 Temmuz 1920'de Meclis'e katıldı. 
23 Temmuz 1921'de Batı Cephesi'nde İhtiyat Grubu Komutanı, daha sonra 3'üncü Grup Komutanı olarak tayin edildi. 
Sakarya Zaferi'nden sonra Batı Cephesi'nde yapılan yeni teşkilat gereği Meclis'teki görevine geri döndü.
13 Eylül 1921-15 Nisan 1922'de Bolu Milletvekili sıfatı ile ölümüne kadar TBMM'deki görevine devam etti.

Katıldığı savaşlar

1911 - 1912 Trablusgarp Savaşı, 
1912 - 1913 Balkan Savaşı,
1914 - 1918 Birinci Dünya Savaşı,
1919 - 1922 İstiklal Savaşı.

Nişan, madalya ve takdirnameleri

11 Şubat 1901'de Beşinci Dereceden Mecidî Nişanı ile başlayarak Osmanlı, Alman ve Avusturya-Macaristan devletleri tarafından çeşitli nişan ve madalyaların yanı sıra TBMM tarafından da İstiklal Madalyası ile ödüllendirilmiştir. (3)

Yusuf İzzet Paşa’ya, 29 Eylül 1921 tarihinde Bir Numaralı İstiklal Madalyası verildi. Ayrıca, Yusuf İzzet Paşa’ya hem asker hem milletvekili olanlara layık görülen ilk Kırmızı-Yeşil Kurdeleli İstiklal Madalyası da takdim edilmiştir.

Yusuf izzet Met, oldukça kısa süren milletvekilliği sırasında, İlk Meclisimizin aktif üyeleri arasında yer almıştır.  Kendisi gibi milletvekili olan diğer komutanlar da dikkate değer: “Başta Mustafa Kemal olmak üzere Ali Fuat Cebesoy, Kazım Karabekir, İsmet İnönü, Refet Bele, Fahrettin Altay, Kâzım Özalp, Ali Çetinkaya, Cafer Tayyar Eğilmez, Fevzi Çakmak.”(4)

İdama mahkumiyet

Tümgeneral Yusuf İzzet Met de Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk gibi Osmanlı yönetimi tarafından idam cezasına çarptırılmıştır: “Öte yandan İstanbul 1 numaralı Divan-ı Harb-i Örfi‘nin 6 Haziran 1920 tarihli ve 15 Haziran‘da padişahça onaylanan kararıyla idama mahkûm edilen kişiler arasında 14.Kolordu Kumandanı olarak Yusuf İzzet Paşa da yer almıştır.”(5)

‘’Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır!’’

Yukarıda kısa yaşam öyküsünü vermeye çalıştığımız Tümgeneral Yusuf İzzet Met, Mustafa Kemal Atatürk’ün Kurtuluş Savaşımız sırasında söylediği en unutulmaz sözlerden birinin de muhatabı olmuştur: “Mustafa Kemal Paşa Alagöz köyündeki karargâhında savunma taktiği ile ilgili olarak ünlü “Hatt-ı müdafaa yoktur, sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır sözünü, Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Yusuf İzzet Paşaya söylemiştir. Bkz. Zeki Sarıhan, Kurtuluş Savaşı Günlüğü, C.IV., s. 10” (6)

Yusuf İzzet Met, kendisinin de 3. Grup Komutanı olarak görev aldığı Sakarya Meydan Muharebesi ile ilgili olarak 17 Eylül 1921 günü TBMM’nde yaptığı konuşmada şunları söylemiştir: “Arkadaşlar bu sıralarda muhterem Erkânı Harbiye Reisi Paşa Hazretlerinin söylemiş olduğu bir sözü der-hatır ettirmek isterim. Dediler ki ‘Düşman mezarına yaklaşıyor.’ Hakikaten arkadaşlar düşman mezarına yaklaşmış, erimiş ve ezilmiştir. Şimdi de Başkumandanımız düşmanı yerin dibine gömmekle meşguldür.” (7)  

Hayatı zorlu savaşlarda geçen Tümgeneral Yusuf İzzet Met, 44 yaşında, 15 Nisan 1922 tarihinde, milletvekili iken vefat etmiştir. 
“Ölümü üzerine Mustafa Kemal Paşa, eşi Hayriye Melek Hanıma şu telgrafı gönderdi: "Bütün hayat-ı hizmetinde namus ve liyakatle temayüz etmiş bulunan ve Mücadele-i Milliyenin ilk günlerinden itibaren istiklâl-i vatan için yorulmak bilmeyen bir azm-i iman ile çalışan ruh-ı muhteremleri merhum Yusuf İzzet Paşa’nın haber-i elim-i vefatını cephede aldım. Merhum-ı müşarünileyhin zıya-ı elimini pek kıymetli erkanından bulunduğu orduya tebliğ eyledim. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ordusunu garik-i matem eyleyen bu müellim hadiseden dolayı aynı zamanda Meclisin ve ordunun da hissiyatına tercüman olarak zât-ı ismetpenâhilerine teessürat-ı fevkalâde ile meşbu olan taziyetlerimi arzeder ve ihtiramâtımı takdim eylerim efendim’.8 (Atatürk’ün Tamim Telgraf ve Beyannâmeleri IV, Ankara, 2006, s. 461) Öte yandan Yusuf izzet Paşa, 16 Nisan 1922 günü askeri törenle Hacı Bayram Camii avlusuna defnedilmiş, 1989 yılında da Ankara‘daki Devlet Şeref Mezarlığı‘na nakledilmiştir.” (9)
Mustafa Kemal Atatürk’ün bu telgrafındaki her kelimenin dikkate değer olduğunu düşünüyorum.

Yusuf İzzet Paşa 46 yıllık ömrüne büyük savaşlar, idam cezası, dolu dolu geçen milletvekilliği, kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sığdırmanın yanı sıra Çanakkale Savaşları üzerine bir tarihçe çalışması başlatmış ve Kafkas Tarihi üzerine kitaplar yazmıştır;

“1917 yılında 14. Kolordu Komutanı olarak atanan Yusuf İzzet [MET], Çanakkale’nin kahramanca savunulmasının bir tarihçesini hazırlamak için yola çıkmıştır. Bu tarihçenin hem Çanakkale’ye yeni gelen birliklere hem de daha sonra gelecek birliklere rehber olabileceği öngörüsünde olan Yusuf İzzet Bey, ilerleyen tarihlerde yeniden boğaza karşı saldırı ihtimalini de göz önünde bulundurmuştur. Boğazı tehdit edebilecek unsur olarak Yunanlılardan daha ziyade Fransız ve İngilizleri görmektedir; ancak yabancı gözü ile Çanakkale Muharebelerini tektik etmenin önemine binaen Türk komutanların bir an evvel hatıralarını ve görüşlerini ifade etmelerinin elzem olduğunu dile getirmektedir. Çanakkale kahramanlarından alınacak derslerin önemine değinen Yusuf İzzet Bey, ‘Bundan başka, bu mıntıkada birçok kumandanların, birçok erkân-ı harplerin pek kıymettâr emekleri, kolorduların unutulmaz kahramanlıkları, fedâkârlıkları vardır. Bu mıntıkanın daima yaşatılacak kahramanları vardır. Bu sebepten bu târîhçe yalnız kıta’âtımızda, askerler arasında değil en ibtidâî mekteplerimizde bile zevkle okunmaya layıktı.’ ifadelerini kullanmıştır. Bu görüşe dayanarak Yusuf İzzet Bey, Çanakkale Muharebelerinde bulunmuş ve halen görevde bulunan kişilere, hatıralarını yazarak bildirmeleri hususunda ricada bulunmuştur. Bu ricanın benzer tarihlerde Erkan-ı Harbiye Riyaseti Harp Tarihi Şubesince de yapıldığı bilinmektedir. Nitekim Mustafa Kemal [ATATÜRK], Arıburnu raporunu Harp Tarihi Şubesi’ne göndermiştir. Bu bakımdan Erkan-ı Harbiye’den bağımsız olarak yapılan Yusuf İzzet Bey’in tarihçe hazırlığı girişimi, Harp Tarihi Şubesi’nin verilerini tahkim etmektedir.

Yusuf İzzet Bey’in ricasına, o dönemde 42. Tümen Kumandan Vekili Yarbay Mehmet [TARHAN], 187. Alay Komutanı Yarbay Mahmud Nedim, 176. Alay Komutanı Albay Mehmed Hulusi [CONK], 60. Fırka Erkan-ı Harbi Binbaşı Mehmed Cemil [Şamlı Cemil], Kafkas Grubu Birinci Şube Müdürü Binbaşı Mehmed Nihad [BURSALI], 4. Kolordu Kurmayı Binbaşı Mehmet Salih [OMURTAK] cevap vererek muharebelerle ilgili izlenimlerini aktarmıştır. Arşiv belgeleri arasında rastladığımız bu raporlar, ilk kez kamuoyu ile buluşmaktadır.” (10)

Burada anılan kaynaklarla birlikte, “Büyük Taarruzun 90. Yılında Uluslararası Milli Mücadele ve Zafer Yolu Sempozyumu’nda Mehmet KAYA tarafından sunulan “TBMM Birinci Dönem Bolu Milletvekilleri ve Milli Mücadele’ye Katkıları” başlıklı tebliğdeki bilgiler de Tümgenerel Yusuf İzzet Met’in kahramanlık ve fedakârlıklarına dikkati çekmektedir. (11)

“Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz!”

Bu çalışmanın tamamlanması, Kurtuluş Savaşımızın önemli kilometre taşlarından olan II. İnönü (23 Mart – 1 Nisan 1921) Zaferinin 100. Yıldönümüne rastladı. İki Darüşşafakalı komutanın, Bağımsızlık mücadelemizde ön saflarda yer aldığını biliyoruz; Tümgeneral Yusuf İzzet Met ve Korgeneral Kemalettin Sami Gökçen. 
II. İnönü Zaferi'yle ilgili bir yayındaki sözler dikkat çekicidir: ‘’Deli Halit ve Yusuf İzzet Paşalar, Albay Kemalettin Sami gibi en ön safta dövüşen tümen komutanları askerin moralini yükselterek direnmesini sağladı. Türk ordusu her zaman olduğu gibi silah ve cephane kıtlığı çekiyor, askerin çoğu yalınayak savaşıyordu. Bütün ihtiyatların cepheye sürülmesi sayesinde 31 Mart günü Türk ordusu karşı taarruza geçti ve Yunanlılar hızla çekilmeye başladılar. Galip komutan İsmet Paşa’nın 1 Nisan sabahı saat 09.30’da Metristepe’den çektiği zafer mesajına Büyük Millet Meclisi Reisi Mustafa Kemal’in verdiği, “Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makûs talihini de yendiniz!” cevabı, İnönü’nün ölümünden sonra kabrine yazıldı.’’ (12)

Yukarıda adı geçen Tümgeneral Halit Karsıalan (Deli Halit), Tümgeneral Yusuf İzzet Met ve Korgeneral Kemalettin Sami Gökçen bugün Devlet Mezarlığı’nda birlikte yatmaktadırlar. İki Darüşşafakalı ağabey ve kardeşin ölüm tarihleri de (1922 ve 1934 yıllarında) aynıdır.

Tümgeneral Yusuf İzzet Paşa’ya “Met” soyadı, 2 Ocak 1935 tarihinde yürürlüğe giren Soyadı Kanunu ile ailesi tarafından alınmıştır. Bazı kaynaklar tarafından, Çerkezlerin ilk kadın yazarı olarak tanıtılan Hayriye Melek Hunç ile 1919 yılında evlenmiştir.

Darüşşafakalı Yusuf İzzet Paşa’yı vefatının 99. yılında saygı ve şükranla anıyor, aziz hatırasının önünde saygıyla eğiliyorum.

Dipnotlar:

[1]  https://ataturkansiklopedisi.gov.tr/images/d/da/Yusuf_%C4%B0zzet_Met.jpg?download  erişim tarihi 22.03.2021. Üsküdar Belediyesi tarafından yayımlanmış olan “Çanakkale Muharebeleri’nde Zabitan İzlenimleri” adlı eserde yer alan Yusuf İzzet Paşa portresi ile ilgili dipnotta ‘’http://www.ata.tsk.tr/06_milli_mucadele_komutanlari/yusuf_izzet_met.html; Yusuf İzzet MET’in yağlıboya tablosu Nevzat Çevik tarafından 2006 tarihinde yapılmıştır ve Harbiye Askeri Müzesi’de sergilenmektedir.’’ bilgisi yer almaktadır.

Bkz. Çanakkale Muharebeleri’nde Zabitan İzlenimleri, (Yayına Hazırlayanlar: Burhan Sayılır-Murat Karataş-Barış Borlat), 1. Baskı, Üsküdar Belediyesi Yay., İstanbul, Ağustos 2017, s. 19. (ISBN: 978-605-9719-13-1)

(1)https://www.uskudar.bel.tr/userfiles/files/Canakkale_Huharebelerinde_Zab%C4%B1tan_Izlenimleri_SML.pdf erişim tarihi 21.03.2021

Her iki kaynakta yer alan tabloların Nevzat Çelik tarafından yapılan tablo olduğu görüşündeyim.

[2] Mehmet İzzet - Mehmed Esad - Osman Nuri - Ali Kâmi, Darüşşafaka - Türkiye’de İlk Halk Mektebi, 2. Baskı, Yayına Hazırlayan: Mehmet Kanar, Darüşşafakalılar Derneği Yay., İstanbul, 2000, s. 116.

(3) https://ata.msb.gov.tr/Genel/icerik/yusuf-izzet-met  erişim tarihi 24.03.2021

(4) Mesut ERŞAN, “I. Dönem Bolu Milletvekili Mirliva Yusuf İzzet Paşa”, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 2009-1, Sayı: 18, s. 27-40, 2009: 27

(5)  Mesut Erşan, agm., s. 30.

(6) Mesut Erşan, agm., s. 29.

(7) Mesut Erşan, agm., s. 35.

(8) Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Özkat, Mustafa Kemal Atatürk’ün değerli telgrafını günümüz Türkçesine aktardı ve çalışmanın tümünü gözden geçirerek çok değerli katkılarda bulundu, kendisine müteşekkirim; “Bütün hizmet hayatında namus ve liyakatiyle (üstün hizmetleriyle) yükselmiş olan ve Millî Mücadele'nin ilk günlerinden itibaren vatanın bağımsızlığı için yorulmak bilmeyen bir iman azmi ile çalışan muhterem merhum Yusuf İzzet Paşa'nın elim vefat haberini cephede aldım. Merhumun çok büyük üzüntü veren bu kaybını, kıymetli komutanları arasında bulunduğu orduya bildirdim. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve ordusunu yasa boğan bu acı hadiseden dolayı, aynı zamanda meclisin ve ordunun da duygularına tercüman olarak değerli şahsınıza büyük bir üzüntü ile taziyelerimi arz eder, saygılarımı sunarım efendim.”

(9) Mesut Erşan, agm., s. 30.

(10) Çanakkale Muharebeleri’nde Zabitan İzlenimleri, s. 5.

(11) https://www.atam.gov.tr/wp-content/uploads/II.-C%C4%B0LT-B%C3%9CY%C3%9CK-TAARRUZUN-90.-YILINDA-ULUSLARARASI-M%C4%B0LL%C4%B0-M%C3%9CCADELE-VE-ZAFER-YOLU-SEMPOZYUMU1.pdf , s. 648-653., erişim tarihi 22.03.2021

(12) https://www.ismetinonu.org.tr/tarihte-bugun-31-mart/ erişim tarihi 23.03.2012

Tüm Haberlere Göz Atın
 Merhaba, size nasıl yardımcı olabilirim?