ITO gazetesi – Darüşşafaka yetenekli çocukları keşfedip ‘lider’ bir nesil yetiştiriyor

 ›  Haberler  › ↓ 

Yetenekli çocukları keşfedip ‘lider’ bir nesil yetiştiriyor.

Darüşşafaka Cemiyeti, bugün bağışçılarının da destekleriyle 65 ilden 834 çocuğu hayata hazırlıyor. Darüşşafaka, toplumun dar gelirli kesiminden aldığı çocukları tepe noktalara çıkartarak, lider vasıflı bir nesil yetiştirmekte de oldukça iddialı.

Kurulduğu 1863’ten bu yana maddi durumu yetersiz, yetenekli çocukların babası olan, onların eğitimini üstlenen Darüşşafaka Cemiyeti, bugün bağışçılarının da destekleriyle Anadolu’nun 65 ilinden 834 çocuğu hayata hazırlıyor. Darüşşafaka, toplumun dar gelirli kesiminden aldığı çocukları toplumun tepe noktalarına çıkartarak, lider vasıflı bir nesil yetiştirmeyi misyon ediniyor. Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Zekeriya Yıldırım, okulu, çalışmalarını ve öğrencileri İstanbul Ticaret'e anlattı.

Darüşşafaka’nın tarihçesinden bahseder misiniz?

Darüşşafaka, Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye adı altında Osmanlı’da eğitimin sivrileşme hareketlerinin olduğu yıllarda, 1863’te, Yusuf Ziya Paşa’nın önderliğinde bir grup aydın tarafından kuruluyor. İlk olarak Kapalı Çarşı esnafının çıraklarına okuma yazma öğretmek üzere faaliyete başlıyor. 1873’te Fatih Çarşamba semtinde yapılan okul binasında Darüşşafaka’nın bugünkü misyonu harekete geçiriliyor. O günden bugüne Darüşşafaka’nın değişmez misyonu ‘eğitimde fırsat eşitliği’ oluyor. Babasını kaybetmiş, maddi durumu iyi bir eğitim görmeye imkan vermeyen ama başarılı çocukları yurdun dört bir yanından bulup İstanbul’daki okulumuza getirip burada onları hayata hazırlıyoruz. Bugünkü uygulamamız itibariyle dördüncü sınıfta aldığımız çocukları, lise son sınıfı bitirinceye kadar Maslak’taki kampüsümüzde yatılı ve tam burslu okutuyor, üniversitede de burs vererek destek olmaya devam ediyoruz.

 

LİDERLİK KAPASİTESİ

Eğitimde fırsat eşitliğinden tam olarak neyi kastediyorsunuz?

Eğitimde fırsat eşitliği misyonumuzun gerisinde ciddi bir iddia var. Bu iddia da, çocuğun hayatının burada aldığı eğitimle değişmesi. Hedefimiz ve iddiamız, toplumun dar gelirli kesiminden aldığımız çocukları tepe noktalara çıkartmak ve değişik sektörlerde liderlik kapasitesi ile mezun etmek.

Bugüne kadar Darüşşafaka’da yetişenler, hayatın değişik alanlarında gösterdikleri başarılarla bu iddiamızın yaşayan canlı örnekleri oldular. Eskilerden Ahmet Rasim, Salih Zeki, PTT’nin Osmanlı dönemindeki Genel Müdürü Ahmet Fahri Bey ile tıp ve fizik dallarında isim yapmış pek çok bilim adamı, halen yurt dışında faaliyet gösteren akademisyenler, devletin tepe noktalarına gelmiş pek çok önemli isim, bizim mezunlarımız arasında yer alıyor. Okulumuzda ayrıca Ahmet Mithat Efendi, Namık Kemal ve Yahya Kemal Beyatlı gibi değerli şahsiyetler de ders vermişler.

 

24 SAAT YAŞAYAN KURUM

Eğitim sisteminiz hakkında bilgi verir misiniz?

Biz buraya babası ölmüş yetim çocukları alıyoruz, ancak Darüşşafaka hiçbir zaman bir yetim okulu olarak görülmemeli. Burada çağın gereklerine uygun, değişen bir eğitim anlayışıyla hareket ediliyor. Özel kolejlerde sunulan imkanlar ne ise aynısını öğrencilerimize sunuyoruz. Ayrıca teknolojinin bütün imkanları kullanılıyor. Tüm dersliklerimizde en fazla 24 öğrenci bulunuyor. Her derslikte projeksiyon cihazı var. Her öğretmenimizin bir laptopu var. 6 öğrenciye 1 öğretmen ve 1 bilgisayar düşüyor. Fen laboratuvarlarımız da uygulamalı olup, her türlü imkana sahip. Okulumuz yatılı olarak faaliyet gösteriyor. 24 saat yaşayan bir yer burası. 1971’den bu yana kız ve erkek öğrenciler bir arada öğrenim görüyor. Ders dışındaki sosyal etkinliklere de önem veriyoruz. 57 öğrenci kulübü var ve öğrenciler aktif olarak katılıyor. Ayrıca öğrencilerimizin ders dışında ya bir enstrüman çalmalarını ya da bir spor dalıyla uğraşmalarını amaçlıyoruz.

İLK TELGRAFÇILAR DARÜŞŞAFAKA’DAN
Eğitim sistemini belirlerken nelere dikkat çekiyorsunuz?
Darüşşafaka kurulduğu günden bu yana gerek Osmanlı’nın gerekse de Türkiye Cumhuriyeti’nin ihtiyaçları doğrultusunda eğitimine yön verdi. Osmanlı döneminin ilk telgrafçıları da Darüşşafaka’dan yetişti. Örneğin Ahmet Fahri Bey de Türkiye’nin ilk telgrafçılarındandır. O dönemde Darüşşafaka’yı bitirdikten sonra iki yıl okuyanlar yüksekokul mezunu kabul edildi. Kurucularımız ayrıca eğitim ve matematik konularıyla da özellikle ilgilenmiş şahsiyetlerdir.
 

1955’te Darüşşafaka İngilizce ağırlıklı eğitime geçti. O yıllarda bu imkana sahip olabilen çocuklar ancak varlıklı ailelerin çocuklarıydı. Darüşşafaka’da İngilizce’nin yoğun olarak verilmesini biz bir devrim olarak görüyoruz. Darüşşafaka mezunlarının toplumun lider kadrolarında yer almalarında burada verilen İngilizce eğitimin önemli bir etkisi olmuştur.

 
 
DÜNYA DERECELERİ VAR

Teknoloji konusunda neler yapıyorsunuz?
Teknoloji hayatımızda önemli bir yer tutuyor ve çocuklarımızın bu hayatın içine girmesini sağlayacak imkanlar sunuyoruz. Mesela robot kulübümüz var. İki yıldır ABD’de yapılan yarışmalara katılıyorlar ve derecelerle dönüyorlar. First Lego Ligi’nde geçen yıl Türkiye şampiyonu oldular. ABD’deki dünya şampiyonasında yarıştılar ve binlerce takım arasında yer aldılar. Bizi heyecanlandıran bir başka şey daha oldu. Geçen yıl aldığımız dördüncü sınıf öğrencileri ‘Anlık Çözüm Yarışması’ adı altında bir kulüp kurdular. Kendi yaş grupları içinde Türkiye şampiyonu oldular ve ABD’ye gittiler. 60’tan fazla ülke arasından da yedinci olup döndüler. Üstelik İngilizceyi daha konuşamıyorlar.
 
Bilişimde çocuklarımızın aldığı dereceler var. Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği Web Tabanlı Eğitim İçeriği Geliştirme yarışmasında hem öğretmenlerimiz hem de öğrencilerimiz Türkiye birincisi oldular.
 
 
HALKTAN ALDIĞIMIZI HALKA...
Darüşşafaka’nın gelir kaynakları hakkında bilgi verir misiniz?
Darüşşafaka 24 saat yaşayan bir kurum. Öğrencilerimizin eğitimin yanı sıra giyim, barınma ve sağlık giderlerini de karşılıyoruz. Bütün bunlar devlet katkısı olmaksızın tamamen vatandaşlarımızın, kişi ve kurum bazında yaptıkları bağışlarla yürümekte. Darüşşafaka, bu yönüyle de örneği az bulunan bir kuruluş. 147 yıldır halkın desteği ile yaşıyor. Halktan aldığımızı halka veriyoruz, halkın çocuklarıyız diyoruz. Ayrıca Darüşşafaka mezunlarının da bağışları var. Dini bayramlarda hayırseverlerimiz teveccüh gösteriyor. Kurulduğumuz günden bu yana hayırsever halkımızın vasiyet bağışları da önemli gelir kaynaklarımız arasında. Okulumuzun ihtiyaçlarını ayni olarak karşılayanlar da oluyor. Sait Faik de bütün mal varlığını ve eserlerinin telif haklarını bağışladı. Yine şirketlerin sosyal sorumluluk projeleri çerçevesinde bizlere destek veren kurumlar var. İş Bankası’nın Darüşşafaka ile üç yıldır sürdürdüğü “81 ilden 81 öğrenci” projesi öğrencilerimizin geleceğine önemli katkılar sağlıyor. “Bu çocuklar size emanet” temasıyla 2009’da hayata geçirdiğimiz bir bağış kampanyamız var. Darüşşafakalı çocukları annelerinden emanet alıp topluma kazandırıyoruz. Darüşşafaka siz dostlarını, tüm hayırseverleri, hayatta olmayan babalarını gururlandıracak çocuklara destek olmaya çağırıyor. İTO ve üyeleriyle yapabileceklerimize gelince, kaynaklarımız imkan verdiğinde bizim bu modelimizi yaygınlaştırmak gibi bir düşüncemiz var. Ancak henüz planlama safhasına geçmiş değiliz. Burada çocuklarımız girişimcilikten uzak bir ortamdan geliyorlar. Çocuklarımızın girişimcilik ruhunu geliştiren projeler üretebiliriz.
NALAN SÖYLEMEZ
 

* * *
 
YETENEĞE GÖRE SEÇİYORUZ
Öğrencileri hangi kriterlere göre seçiyorsunuz?
Ülke sathında bütün çocuklara fırsat eşitliği sağlanması bizler için çok önemli. Biz her yıl Anadolu’yu dolaşıyoruz. Üçüncü sınıfta okuyan ve babası olmayan bütün çocuklara Darüşşafaka sınavına girmeleri için mektup yazıyoruz. Geçtiğimiz yıl 13 bin, bir önceki yıl da 15 binden fazla mektup yazdık. 2010 yılında 33 ilde tanıtım yaptık. 45 bin kilometre yol dolaştık. Sonuç olarak 80 ilden 2 bin kişi sınava katıldı. Ancak maalesef 120 kişi alabiliyoruz. Önemli bir nokta daha var ki; o da sınavın şekli. Türkiye’de tüm ilkokullarda eğitimin aynı düzeyde olduğunu söylemek mümkün değil. Bu nedenle sınavda da eşitliği sağlayabilmek için 3 yıldır bilgi tabanlı sınav yerine yeteneği öne çıkaran bir sınav uyguluyoruz. Bunun sonucunda da aldığımız öğrencilerin yüzde 70’i Anadolu’dan, yüzde 30’u da İstanbul’dan gelir oldu. Eskiden bu oran tam tersiydi. Yüzde 60 İstanbul, yüzde 40 Anadolu’ydu. Şu anda 65 ilden 834 öğrenci okuyor. Biz 9 ile 18 yaş grubunda Türkiye’nin küçük bir kesitini buraya taşımış oluyoruz.
 

* * *
En büyük bağışçı Zübeyde Hanım
2010’un ilk 9 ayında Darüşşafaka’ya 3 bin 200 kişi ve kurum bağış yaptı. Bu arada en büyük bağışçımız da Zübeyde Hanım. 1921’de harp devam ederken 20 bin kuruş ve taze meyve bağışında bulunmuş.
 
Tüm Haberlere Göz Atın