Emre'nin hedefi pilot olmak

 ›  Haberler  › ↓ 

Emre Karakuş, bu yıl Darüşşafaka'ya kabul edilen 122. öğrenci...  Onun Darüşşafaka'ya kabul öyküsü bir hayli ilginç... Babasını kaybettikten sonra ağabeyinin yanında yaşamını sürdüren Emre, on iki kardeşin on birincisi... 29 Mayıs'ta düzenlenen Darüşşafaka Sınavı'na katılan  2.433 çocuktan biriydi, o da... Sınav sonuçları açıklandığında ismi listede yoktu. Bu nedenle Emre'nin Van'daki Zaferler Ortaokulu'na kaydı yapıldı. Okula yakın olduğu için bir yurda verildi.

Bir bağışla değişen bir yaşam

Darüşşafaka Eğitim Kurumları, 20 Eylül'de 121'i yeni toplam 952 öğrencisiyle yeni ders yılına başladığında Emre, onların arasında yoktu. Ders yılı başladıktan yaklaşık bir ay sonra ise adeta bir mucize oldu. Şenesenevler Rezidans'ta yaşayan ve geçtiğimiz sene yaptığı bağışla fazladan 10 öğrencinin Darüşşafaka'ya alınmasını sağlayan Halidun Tınaztepe, bu yıl da fazladan alınacak bir öğrencinin sekiz yıllık tüm eğitim masraflarını karşılayacağını Cemiyet'e bildirdi.

Yeni eğitim-öğretim yılına başlandıktan yaklaşık bir ay sonra Emre’nin ağabeyinin telefonu çaldı ve Emre’nin Darüşşafaka’ya kabulü bildirildi. Aynı günün akşamı Emre ve ağabeyi, ilk otobüsle İstanbul’a geldi.

Darüşşafakalı Emre

Artık, Darüşşafaka Ortaokulu 1. sınıf öğrencisi olan Emre, öyküsünü şöyle anlatıyor: "12 kardeşiz, ben de 11. çocuğum. En büyük ağabeyimle yaşıyordum. Üçüncü sınıftayken ağabeylerimden biri Darüşşafaka Sınavı'na girmemi istedi. Onun üniversiteye giden kızı da beni çalıştırmaya başladı. Bu yıl sınava girdim. Sonuçlar açıklandığında Darüşşafaka'yı aradık. Ne yazık ki listelerde adım yoktu. Kazanamadığım için çok üzülmüştüm. Bunun üzerine ağabeyim Zaferler Ortaokulu'na kaydımı yaptırdı ve beni bir yurda verdi."

"Büyük bir şans..."

Eğitimine Van'da devam ederken Darüşşafaka'dan gelen bir telefonla hayatı değişen Emre, şöyle konuşuyor: "Yaklaşık bir ay sonra Darüşşafaka'dan ağabeyimi arayıp, okula kabul edildiğimi bildirmişler. Ağabeyim gelip, beni yurttan aldı. İlk otobüse bilet aldık. İstanbul'a gelirken önce heyecanlandım, biraz da korktum. Sonra kendi kendime, 'heyecanlanacak ya da korkacak bir şey yok. Sadece ailemden uzak kalacağım ama hiçbir şeyim eksik olmayacak. Pek çok çocuğun sahip olmadığı imkanlara sahip olarak okuyacağım. Bu büyük bir şans' dedim."

"Benim için özel program uygulanıyor"

Bir ay geç başlamanın yarattığı ders kaybının telafisi için harıl harıl çalışan Emre, "Geç başladığım için derslerde biraz zorlanıyorum ama benim için özel program uygulanıyor.  Derslerim bittikten sonra ek çalışmalar yapıyorum. Öğretmenlerim bire bir beni çalıştırıyor" diyor.

En sevdiği dersin matematik olduğunu belirten Emre'nin hedefi ise pilot olmak: "Önceleri astronot olmak istiyordum ama 'Türkiye'de hiç kimse astronot olamamış, ben nasıl olabilirim?' diye düşününce pilot olmaya karar verdim. Yine de uzayla ilgileniyorum, çünkü çok merak ediyorum. Burada planetaryum ve gözlemevi  olduğunu öğrendiğimde çok mutlu oldum. Belki yeniden astronot olmayı düşünebilirim."

"Burada beni en çok şaşırtan şey 'sevgi' oldu"

Bu yıl basketbol kulübüne başlayan Emre, ek dersler nedeniyle antrenmanlara her zaman katılamamaktan yakınsa da şimdiden önümüzdeki yılların etkinlik planını yapmış bile: "Gelecek sene basketbol antrenmanlarını hiç kaçırmayacağım. Ayrıca model uçak kulübüne gireceğim. Bir de gitar çalmak istiyorum."

Sınıf arkadaşlarıyla çabucak kaynaştığını anlatan Emre, "Hepsi benim açığımı kapatmam için destek veriyor" diyor. Hafta sonlarını bazen İstanbul'da yaşayan ablasının yanında geçirdiğini ifade eden Emre, "Ama daha çok okulda kalıyorum. Daha eğlenceli oluyor. Cumartesi origami kulübüne gidiyorum, ders çalışıyorum. Pazar günü ise gezilere katılıyorum. İstanbul'a ilk kez geliyorum ama çabuk uyum sağladım. Sadece havası biraz kirli..."

Artık geleceğe daha umutla baktığını kaydeden Emre, üniversiteyi yurt dışında okumayı istiyor. Koşulları taşıyan tüm öğrencilere Darüşşafaka Sınavı'na davet eden Emre, "Burada her şey çok farklı... Daha önce okuduğum okullara hiç benzemiyor. Ama beni en çok şaşırtan şey 'sevgi' oldu. Burada herkes birbirini seviyor, koruyor. Öğretmenlerimiz, ablalarımız, ağabeylerimiz bizimle ilgileniyor. Oysa eski okulumda bizi kendi başımıza bırakırlardı. Burada ise her zaman bizimle ilgilenen, yönlendiren birileri var. Bir de yemekler çok güzel" diye duygularını ifade ediyor.

Tüm Haberlere Göz Atın