5. Darüşşafaka Model Birleşmiş Milletler Konferansı düzenlendi

 ›  Haberler  › ↓ 

23 okuldan 310 delege, dünya sorunlarına çözümü tartıştı

 

Bu yıl beşincisi düzenlenen Darüşşafaka Model Birleşmiş Milletler Konferansı yoğun bir katılıma sahne oldu. 23 okuldan 310 delegenin yer aldığı konferansta, Arakan’da yaşananlardan Afrika’daki çatışmalara, Yemen’deki açlık krizinden Suriye ve Irak’taki gelişmelere kadar çok sayıda konu masaya yatırıldı.

Darüşşafaka Eğitim Kurumları Model Birleşmiş Milletler (MUN) Kulübü tarafından 2013 yılında düzenlenmeye başlanan Darüşşafaka Model Birleşmiş Milletler Konferansı’nın beşincisi İş Kuleleri ve Darüşşafaka Eğitim Kurumları Maslak Kampüsü’nde gerçekleştirildi. Türkiye’nin dört bir yanındaki 23 okuldan toplam 310 delegenin katıldığı dört günlük konferansta “Ülke Sınırları” teması işlenirken, gündemde yer alan siyasi, ekonomik ve çevresel sorunların yanı sıra dünyadaki güvenlik ile insan hakları ihlalleri üzerine çözüm önerileri getirildi.

DŞMUN Konferansı'nın açılışında ana konuşmacı, TSKB Yönetim Kurulu Üyesi Emekli Büyükelçi Mithat Rende'ydi

Konferansın İş Kuleleri’nde gerçekleştirilen açılışında ana konuşmacı olarak yer alan TSKB Yönetim Kurulu Üyesi Emekli Büyükelçi Mithat Rende, dünyadaki güncel sorunlara değinirken, diyalog kurmaya, karşılıklı anlayış ve uzlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olduğunu vurguladı. Mithat Rende öğrencilere, iyi bir müzakereci olmak için sahip olunması gereken özellikleri de anlattı.

DŞMUN'17 Genel Sekreteri Özge Danacı

Hangi konular tartışıldı?

Konferansta Birleşmiş Milletler Politik Komitesi, Birleşmiş Milletler Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlandırma Komitesi, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi ve Birleşmiş Milletler Çevrecilik Komitesi, Genel Kurul Komiteleri olarak yer aldı. Komitelerde Birleşmiş Milletler’in prosedürleri değerlendirildi.

Birleşmiş Milletler Politik Komitesi’nde yaklaşık olarak 50 öğrencinin katılımlarıyla üç konu üzerinde tartışmalar yapıldı. Bu konular; Venezuela'daki temel sosyokültürel değerler, Afrika’nın Sahel Bölgesi ile Chad Basin Gölü'nde devam eden çatışmalar ve Gine Körfezi'nde artan gemi saldırıları olarak sıralandı. 

Yine aynı temanın, uluslararası güvenlik ve silahsızlandırma üzerinde yarattığı negatif etki ve bunalımın oluşturduğu olumsuz ortam ise "Birleşmiş Milletler Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlandırma Komitesi’nde yaklaşık 45 delege tarafından ele alındı. Worsam Antlaşması sırasında ve sonrasında yapılan silah alışverişi ve antlaşmaları, kutup dairesinin silahsızlaştırılması ve son olarak Koalisyon güçlerinin Suriye-Irak bölgesine soktuğu silahların denetlenmesi konuları bu kapsamda delegeler tarafından tartışıldı.

Birleşmiş Milletler Çevrecilik Komitesi ise, karbondioksit ve küresel ısınma kaynaklı deniz asitlenmesine karşı önlemler, Kafkasya bölgesindeki biyoçeşitliliğin devamı ve son olarak Nijerya'daki benzin yataklarının ve bunların işletilmesinin bölgeye olan zararının üzerinde durdu.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komitesi’nde ise 44 delege tarafından Bangladeş sınırına akın etmiş Arakan Müslümanlarının durumu ile Yemen’deki savaş mağduru çocukların açlık krizi ele alındı.

Konferansın devamında, Genel Kurul Komiteleri tarafından üç gün süren yoğun münazaralar sonucu oluşturulan yasa ve çözüm tasarılarından birer tane seçildi. Seçilen yasa ve çözüm tasarılarından üç tanesi genel kurulun desteği ile yürütme aşamasına geçti. 

Genel Kurul’dan geçen yasa tasarıları

Genel Kurul’dan geçen yasa tasarılarından ilki Güvenlik ve Silahsızlandırma Komitesi tarafından hazırlandı. Çözüm önerisi, Sovyetler Birliği zamanında imzalanan Varşova Paktı’ndan kalan silahların yasal olmayan yollarla ticareti konusu üzerine yazıldı. Sorunun kilit noktası olan silahların sınırlardan kaçırılması üzerinde duran tasarı, sınırlardaki denetimin birçok şekilde arttırılmasına odaklanırken, sivil toplum kuruluşlarına fon sağlayarak silahların takibinin yapılmasına olanak sağlıyor. Soğuk Savaş sırasında alınan silah kayıtlarını toplayarak ve mevcut silahların uluslararası bir platformda kaydını tutarak eksik silahların saptanmasını ve bulunmasını amaçlıyor.

Genel Kurul’dan geçen bir diğer tasarı ise Çevrecilik Komitesi tarafından yazıldı ve Kafkasya bölgesindeki biyoçeşitliliğin hızla azalması üzerineydi. Delegeler bunu önlemek için Doğal Hayatı Koruma Vakfı, Doğal Hayatı Koruma Birliği gibi sivil toplum kuruluşlarıyla beraber çalışıp, halkı doğal yaşam üzerine bilinçlendirmek gibi çalışmalar yapmayı hedefliyor. Bunun için de bu bölge başta olmak üzere okullarda, doğal hayatı ve habitatları korumak, sağlıklı tarım yapmak gibi konular üzerine dersler vermeyi amaçlıyor. Ayrıca tasarı nesli tükenmekte olan hayvanların korunması için merkezlerin açılmasını, kaçak avlanmayı kontrol altına almayı, ormanların ve doğal yaşam alanlarının tahribatını önlemeyi amaçlayan kanunların Kafkasya bölgesinde uygulanmasını talep ediyor.

Son tasarı ise İnsan Hakları Komitesi tarafından hazırlandı ve tasarı Yemen’deki savaşın sebep olduğu çocuk ölüm oranının artmasını önlemeye yönelikti. Savaştan dolayı insanların temiz suya ulaşamaması ve yeterince beslenememesi komitenin çözmesi gereken temel sorundu. Komite, UNICEF gibi kurumlarla çalışarak Yemen’e yiyecek ve temiz su tedarikini sağlamayı amaçlıyor. Ayrıca Yemen’de güvenli bölgelerde tarımla ilgili çalışmaları destekleyerek ve fon sağlayarak bölgedeki soruna uzun süreli bir çözüm de getirmeyi planlıyor. Bunun yanında “Sınır Tanımayan Doktorlar” gibi sağlık kuruluşlarıyla çalışıp; bölgedeki ishal, solunum sistemi sorunları, kolera ve cüzzam gibi hastalıkları tedavi etmek için sağlık görevlilerinin bölgeye naklini ve sağlık merkezlerinin açılmasını planlıyor. Son olarak tasarı, bölgedeki savaş yüzünden bozulan altyapıyı düzeltmek için hastane, yol, okul gibi halkın ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik çalışmaları başlatan bir maddeyi de içeriyor.

Model Birleşmiş Milletler (MUN) nedir?

MUN, lise ve üniversite öğrencilerinin Birleşmiş Milletler’deki güncel konuları tartıştığı, devletler ve sivil toplum kuruluşları temsilcilerinin rollerini öğrencilerin üstlendiği bir simülasyondur. Katılımcıların akademik bilgi ve yabancı dil becerilerini kullandığı MUN, kültürlerarası etkileşimi ve paylaşımı sağlar. Öğrencilerin gerektiğinde kendilerini bireysel düşüncelerinden soyutlayarak farklı görüşleri de temsil etmelerini sağlayan MUN, bu sayede onların dünyaya bakış açılarını geliştirir.

Tüm Haberlere Göz Atın