Darüşşafakalı Ahmet Rasim'i saygı ve rahmetle anıyoruz

 ›  Haberler  › ↓ 
ahmet_rasim_rsz.jpg
21 Eylül 2013 günü, Darüşşafaka’dan yetişmiş, tarihimizin en saygıdeğer gazeteci-yazarlarından biri olan Ahmet Rasim’in 81. ölüm yıldönümü... Çok yönlü kişiliği, gözlemci ve sorgulayıcı gazeteciliği, kalem namusu ve ileri görüşlülüğüyle hatırlanan büyük Darüşşafakalı Ahmet Rasim’i saygı ve rahmetle anıyoruz.
 
Ahmet Rasim, 1864’te İstanbul’un Fatih semtinde doğdu. 1875’te başladığı Darüşşafaka’da edebiyatla tanıştı. Bestekâr Mehmet Zekai Dede’den müzik dersleri aldı. Kendi çabasıyla Fransızca öğrendi. 1883’te Darüşşafaka’yı birincilikle bitirdi. “Yolcu” başlıklı ilk yazısı Ahmet Mithat Efendi’nin Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlandı. 1885’ten sonra kendisini tamamen gazeteciliğe veren Rasim, Servet-i Fünun dergisi için fen konularında yazılar yazdı, romanlarını yayımladı. 1908’de Hüseyin Rahmi Gürpınar ile birlikte 37 sayı süren “Boşboğaz ile Güllâbi” adlı mizah gazetesini çıkardı. Çok sayıda gazete ve dergide yazıları yayımlandı. En çok, "Şehir Mektupları", "Eşkâl-i Zaman", "Cidd-ü Mizah", "Gülüp Ağladıklarım" gibi inceleme, araştırma ve gözleme dayanan yazıları ve dönemin İstanbul hayatının ayrıntıları üzerinde durduğu fıkralarıyla tanındı.
 
50 yılı bulan yazı hayatında, roman, hikâye, hatıra, şiir, fıkra, makale, tarih kitapları, seyahat yazıları, okul kitapları, monografi ve tercüme gibi pek çok farklı edebi türde çok sayıda eser verdi. Ahmet Rasim, 1927’de Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün teklifiyle İstanbul milletvekili oldu ve TBMM'nin üçüncü ve dördüncü dönemlerinde milletvekilliği yaptı.
 
Ahmet Rasim, bir gazetecide olması gereken en önemli özelliğin “kalem namusu” olması gerektiğini düşünen ve bu ilke doğrultusunda okurlarını her konuda bilgilendirmek için ömrünü yazarak geçirmiş bir yazardı. Gözlemci ve sorgulayıcı gazeteci kimliğiyle adını tarihimize yazdıran Rasim aynı zamanda ileri görüşlülüğüyle de öne çıkan bir aydındı. Gazeteciliğin ders olarak okullarda okutulması gerektiğini ilk savunan ve gazetecilik meslek yüksekokulu açılmasını ilk öneren de Ahmet Rasim’dir. Müzik alanında da eserler veren Rasim, besteleri de kendisine ait olan pek çok şarkı sözü yazdı. Uşşak makamındaki “Bu akşam gün batarken / Sakın geç kalma, erken gel” dizeleri ile başlayan güftesi günümüzde de çok sevilen eserlerindendir.
 
Ahmet Rasim, 21 Eylül 1932’de Heybeliada’daki evinde vefat etti. Mezarı, Heybeliada’daki Abbaspaşa Mezarlığı’ndadır.
 
Yeni kuşaklar Ahmet Rasim’i tanımalı, onu örnek almalı
 
Darüşşafaka için olduğu kadar ülkemiz için de çok önemli ve değerli bir insan olan Ahmet Rasim, yoksulluk içinde zor koşullarda yaşamını sürdürürken Darüşşafaka’da kendisine sağlanan eğitim olanağını çok iyi değerlendirerek çok iyi bir gazeteci, yazar ve çok iyi bir insan olmuştur.
 
Darüşşafaka Eğitim Kurumları’nda, 2008’den beri her yıl, Ahmet Rasim’in anısını yaşatmak; öğrencileri çevrelerinde, ülkemizde ve dünyamızda yaşananlar konusunda duyarlı olmaya ve yazmaya teşvik etmek amacıyla, İstanbul ilköğretim okulları öğrencileri arasında “Ahmet Rasim Yaşıyor! Gazete Yazıları Yazma Yarışması” düzenleniyor.
 
Yoksulluk içinde geçen çocukluk döneminde mahalle mektebinde gördüğü şiddete bağlı olarak gelişen korkuları, daha sonra Darüşşafaka’ya girişi, yıllar içinde değişen yaşamı, korkularından kurtulması, edebiyat ve yazma merakının başlaması ve aldığı eğitimle değişip olgunlaşarak bir düşünce ve yazın adamına dönüşmesinin öyküsü, yarışma vesilesiyle Darüşşafakalılara ve diğer okullardan gelen öğrencilere anlatılıyor.
 
Ahmet Rasim, Falaka adlı kitabının "Son Söz" bölümünde Darüşşafaka’dan mezun oluşunu, “Bir gün son sınavı verdim, bilmeyerek girdiğim o kapıdan bilerek çıktım,” diyerek anlatmış…
 
 
Darüşşafaka ailesi olarak Ahmet Rasim'i saygı ve rahmetle anıyoruz.
 
Tüm Haberlere Göz Atın