Mutluluklarını İyilikle Büyütenler

En mutlu günlerinde sevdiklerine Darüşşafaka’nın özel gün ürünlerini hediye edenlerin mutlulukları katmerleniyor

Araştırmalar gösteriyor ki, gönlü zengin olan daha mutlu yaşıyor, yardım etmek, cömert olmak kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlıyor. En mutlu günlerinde sevdiklerine Darüşşafaka’nın özel gün ürünlerini hediye edenlerin de mutlulukları katmerleniyor. Öğrencilerimizin yaşamlarının eğitimle değişmesine destek olmanın verdiği mutluluk ve huzur, yaşamlarındaki önemli dönüm noktalarında hissettikleri coşkuya eşlik ediyor. İşte buna iki güzel, ilham verici örnek… İyilik paylaşarak çoğalsın, dünya daha güzel bir yer olsun diye…


Nazlı Cem: “Darüşşafaka ürünü tercih etmek bizim ailede bir gelenek”

Nazlı Cem & Evan RiccardiGeçtiğimiz aylar içinde Darüşşafaka ürünlerini bağış karşılığı edinenlerden biri de Darüşşafaka camiasının sevilen isimlerinden Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Eski Üyesi İsmail Hayri Cem’in (DŞ’78) kızı Nazlı Cem’di… ABD’de yaşayan ve mutlu bir yuva kurduğu gün babasının yetiştiği yuvaya destek olmayı seçen Nazlı Cem, 27 yaşında…İstanbul’da doğup büyüyen Nazlı Cem, Boğaziçi Üniversitesi’nde sosyoloji okuduktan sonra tasarım ve animasyon eğitimi almak için ABD’ye gidiyor. Dördüncü senesinin ardından kendisini oraya yerleşmiş bulan Cem, ABD’de animasyon ve tasarım stüdyolarıyla çalışıyor. Düğün törenlerinde misafirlerine Darüşşafaka’nın özel gün ürününü hediye eden Cem, bu kararının gerekçesini şöyle açıklıyor: “Hediye olarak Darüşşafaka ürünü tercih etmek bizim ailede yıllardır süren bir gelenek. Bayramlarda, doğum günlerinde, yıl dönümlerinde birbirimize ihtiyacımız olmayan hediyeler almak yerine Darüşşafaka’yla ilgili hediyeler veriyoruz. İki sene önce ağabeyim evlendiğinde de davetlilere nikah şekeri yerine Darüşşafaka magneti hediye edilmişti. Bu sefer de babam sürpriz yapıp Türkiye’den kitap ayraçlarını getirmiş.” Darüşşafaka’nın babasının hayatında çok önemli bir yeri olduğunu ve daha çok çocuğun bu şansa sahip olmasını arzuladığını vurgulayan Cem, “Babamın Darüşşafaka’da kendisine sağlanan imkanlar ve kurduğu arkadaşlıklar sayesinde hayatta başardığı şeyler çok gurur verici. Darüşşafaka büyük bir aile ve ben de bu ailenin parçası olduğum için çok mutluyum. Darüşşafaka’ya destek olmak benim için bu ailenin büyümesi ve daha çok çocuğun bu imkanlardan yararlanabilmesi demek” diyor.

"Hediye anlayışını küçük de olsa değiştirebilmek mutluluk verici"

Misafirlerinin Darüşşafaka kitap ayraçlarına büyük ilgi gösterdiğini söyleyen Cem, “Hem Darüşşafaka’yı tanıtan hem de kendimizden bir anı olarak saklayabilecekleri bir hediye verebilmek çok güzeldi. Bir yandan da hediye anlayışını küçük de olsa değiştirebilmek mutluluk verici” diye konuşuyor. Babası İsmail Hayri Cem’in Darüşşafaka’yı hep evi olarak anlatmasından çok etkilendiğini kaydeden Nazlı Cem, “Kırk seneyi aşkın süren arkadaşlıklarının başladığı, haylazlık yaptığı, ilk kadınbudu köftesini yediği, öğrendiği, büyüdüğü ve kendi olmayı öğrendiği evi. Yalnızca babam değil, bütün arkadaşları hep hayatlarının en güzel günlerini geçirdikleri yer olarak anlatırlar” diyor. İsmail Hayri Cem’in yazdığı “İmkansız Hayatlar-Darüşşafakalıların Anıları (1873-1950)” kitabının da Darüşşafaka tarihine ışık tutan bir kaynak kitap olduğunu ifade eden Nazlı Hanım, “Sözlü tarih, toplumsal bellek oluşturmak ve önemli değerlerin kaybolmaması açısından çok önemli... Ancak sözlü tarihin nesilden nesle aktarılırken önemli bir bölümünün kaybolma ihtimali çok yüksek. Bu yüzden de ‘İmkansız Hayatlar’ın bu sözlü tarihi bir araya getirmesini çok değerli buluyorum. Darüşşafakalılarla yaptığı röportajlar ve araştırmalar sırasında Darüşşafaka tarihine önemli katkılarda bulunacak bilgiler edindiğine ve bir okulun tarihinin sadece resmi belgeler üzerinden anlatılamayacağını, o okulu okul yapan insanların anılarıyla canlandırdığını gösterdiğine inanıyorum. Öğrenciler için bu büyük isimlerle aynı tarihin parçası olmak eminim gurur verici ve motive edicidir. Aynı şey öğretmenler ve idareciler için de geçerli. Darüşşafaka için yapılan fedakarlıklar ve sarf edilen çabanın sonuçlarını bu anılarda görmek, onlar için de iyi bir gurur kaynağı ve kendileri için alabilecekleri bir kıstas olacaktır” görüşünü dile getiriyor.
Darüşşafaka’nın hayatında her zaman büyük yeri olduğunu söyleyen Nazlı Cem, “Orada kurulan arkadaşlıklar, biz Darüşşafakalıların çocukları için de çok değerli arkadaşlıklar yarattı. Bu ailenin parçası olabildiğim için çok mutluyum” diyerek sözlerini noktalıyor.

 

Aslı Kızmaz: “Beş kişi bile benden görüp yaptırsa kârdır”

Youtube kanalından paylaştığı videolarla takipçilerine samimi bir şekilde hayatını yansıtan Aslı Kızmaz, geçen yıl kızı Naz’ın doğumunda Darüşşafaka magnetleri alarak “eğitimde fırsat eşitliği”ne destek verdi. 
1983'te Eskişehir’de doğan Aslı Kızmaz, Dokuz Eylül Üniversitesi ve Birmingham Üniversitesi’nde eğitim aldıktan sonra yıllarca kurumsal hayatta çalışıyor ve ardından da kendi ismini taşıyan dijital içerik üretim ajansını kuruyor. Geçen yıl kızı Naz’ın doğumunda, mutluluğunu paylaşanlara Darüşşafaka magnetlerinden hediye etmeye karar veren Kızmaz, bunun gerekçesini şöyle açıklıyor: “Hamilelik dönemimde ve çocuğum doğduktan sonra bazı çok gereksiz harcamaların yapıldığını gördüm, bununla ilgili bir sektör oluşturulmuş. Bu kadar çok masraf yapılmasını çok doğru ve etik bulmuyorum. Aynı zamanda, böyle günlerin bir anısının olması gerektiğine de çok inanıyorum. Ama bunu başkalarını da sevindirerek, yani kendi mutluluğumuzu başkalarıyla paylaşarak yapabiliriz. Bu sebeple Darüşşafaka’ya destek olmak istedim ve doğumuma gelenlere Darüşşafaka magnetlerinden verdik. Ne bir oda süslemesi ne de başka bir şey yaptık.”

"Darüşşafaka devam etsin, biz de her zaman arkasındayız"

Bu tercihinin başkalarına örnek olması için sosyal medya hesaplarında da paylaşan Kızmaz, “Çünkü insanların bunu görmesinin faydalı olduğunu düşünüyorum. Beş kişi bile benden görüp yaptırsa kârdır. Herkes çok sevindi ve çevremizdeki birçok insan, doğumunda ya da doğum günlerinde böyle şeylere yöneldi. Bana çok fazla mesaj ve e-posta geldi. ‘Sizden gördük, biz de yaptık’ diye. Demek ki bazı insanlara bir katkımız olmuş.” Başka insanları etkileme gücüne sahip kişilerin, Darüşşafaka gibi sivil toplum kuruluşlarını desteklemesinin çok önemli olduğunu vurgulayan Kızmaz, “Çünkü bilinç yaratılıyor. Ben Naz’ın birinci yaş gününde de LÖSEV için bir kampanya açtım. Kimseden hediye istemedim ve herkesin oraya bağış yapmasını sağladım. Bunu gören insanlar, bir, iki, üç, dört kişi derken artıyor. O arkadaşına söylüyor, o onun arkadaşına söylüyor. Bizim gibi takipçisi olan insanların ya da meşhur olan insanların böyle şeylere daha fazla önem vermesi ve paylaşması gerektiğini düşünüyorum ki bilinç yaratılsın.” Darüşşafaka’yla özel bir bağı olduğunu ifade eden Kızmaz, “Darüşşafaka, asırlardır çizgisini hiç bozmadı. Çok çok iyi bir şey yapıyor.  O, devam etsin, biz de her zaman destekteyiz” diyerek söyleşimizi bitiriyor.

Siz de mutlu günlerinizde Darüşşafaka Özel Gün Ürünleri'yle mutluluğunuzu katbekat artırmak için buraya tıklayın!

Tüm Haberlere Göz Atın