"Adımlarımı Eğitimde Eşitlik İçin Atıyorum"

“Bir çocuğun geleceği için koşmak, dünyanın en uzun soluklu ve değerli koşusu”

Runatolia Maratonu koşuldu fakat bağış süreci 18 Mart’a kadar devam ediyor! Gönüllüler, koştukları sivil toplum kuruluşları için bağış toplamak için harıl harıl çalışıyor. Onlardan biri de Runatolia’da adımlarını Darüşşafaka yararına atan 2014 yılı Darüşşafaka Lisesi mezunu Büşra Giray…

4 Mart’ta düzenlenen Runatolia’da Darüşşafaka yararına koşan 80’e yakın koşucu arasında gerek topladığı bağış miktarıyla gerekse bağışçı sayısıyla ilk beşte yer alan Giray sorularımızı yanıtladı.

Sizi daha yakından tanıyabilir miyiz?

Marmara Üniversitesi’nde ve ikinci üniversite fırsatı kapsamında Anadolu Üniversitesi’nde öğrenimimi sürdürüyorum. Aynı zamanda bir eğitim danışmanlığı şirketinde çalışıyorum. Eğitim ve iş hayatım dışında sosyal sorumluluk projeleriyle ilgileniyorum. Birkaç sivil toplum örgütüne gönüllü olarak destek veriyorum. Darüşşafaka ve ÇYDD en aktif olduğum iki sivil toplum kuruluşu. Darüşşafaka’yla gönül bağım 2004 yılında okula ilk adım attığım sene başladı.  On yılımı geçirdim Daçka'da, orda büyüdüm. Mezun olduktan sonra iki yıl Darüşşafakalılar Derneği Yönetim Kurulu Üyeliği görevini üstlendim. Darüşşafaka benim hayatımdaki en güzel iyikim! ÇYDD’yle ise beraber yürüttüğüm bir köy okulu projem var.

Bu kaçıncı koşunuz oldu?

Bu yaptığım ikinci koşum. Bir önceki İstanbul Maratonu'ydu ve o da yine Darüşşafaka içindi.

Neden Darüşşafaka?

İyi bir eğitim herkesin hakkı. Maddi imkansızlıklar bir çocuğun eğitim hakkını kısıtlamamalı. İyi ki Darüşşafaka 155 yıldır annesi veya babası hayatta olmayan çocuklara kolej seviyesinde eğitim imkanı tanıyarak onlara eşitlik sağlıyor. Bu kurumdan mezun olmasaydım bile adımlarımı yine Türkiye'nin her bölgesinden şartlara uygun öğrencilere eğitimde eşitlik getiren Darüşşafaka için atardım. Çünkü bir çocuğun geleceği için koşmak, dünyanın en uzun soluklu ve değerli koşusu.

Eğitim için koşmak nasıl bir duygu?

Koşmak başlı başına güzel bir aktivite. Koşunun kurduğu köprülerle, çoğu zaman daha yeni tanıştığın insanları yıllardır tanıyormuş gibi hissediyorsun. Zamanla dünyada ve yakın çevrendeki birçok sıra dışı insanın varlığından haberdar oluyorsun. Bazılarını isim olarak tanıyıp hikayelerini öğreniyorsun, bazılarıyla  şahsen tanışma fırsatı buluyorsun. Hızlı, yavaş, genç, yaşlı, engelli, engelsiz bu insanların ortak özelliği daha önce imkânsız olduğunu düşündüğünüz şeyleri yapmış olmaları. Başkalarının onlar için koyduğu limitleri kabul etmemiş olmaları. Bu insanları tanıdıkça konulan limitlerin insanın kafasında olduğunu, başarmak için önce bunların kırılması gerektiğinin farkına varıyorsun. Onlardan aldığın ilham seni sadece koşu hayatında değil gerçek hayatında da pozitif etkiliyor. Karşılaştığın problemlere karşı bakışını değiştiriyor. Küçük sorunlara takılmanın anlamsızlığını kavrayıp elindekinin değerini fark etmeyi öğreniyorsun. Koşma şansına sahip olduğun her gün için şükrediyorsun. Koşuyorsun çünkü bir süre sonra koşmak senin için sadece bir sportif aktivite ya da kilo vermek için bir araç, yarışlarda elde ettiğin dereceler olmuyor. Koşu, her yönüyle hem kendi hayatını hem de uğruna koştuğun insanların hayatını daha kaliteli hale getiren bir yaşam biçimine dönüşüyor. Sen bir adım atıyorsun, attığın o küçücük adım tüm dünyaya adalet oluyor. Ben adımlarımı eğitimde eşitlik için atıyorum. Adımlarımın hiç bu kadar değerli olacağını düşünmemiştim. Bu duyguyu koşma imkanı olan herkes tatmalı.

Yardımseverlik maratonu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Öncelikle Adım Adım Ailesi'ne bu güzelliği hayatımıza soktukları için teşekkür etmek isterim. Sanırım bu maraton, Türkiye'de güzel şeylerin olduğunun en anlamlı kanıtı.

Sizi destekleyenlere ve diğer kişilere bir mesajınız var mı?

Koşum sırasında beni farklı kanallardan destekleyen yüzlerce insan oldu. Hepsine hem bana destek oldukları hem de Darüşşafakalı çocuklara umut oldukları için binlerce kez teşekkür ederim.

Var ettiler, var olsunlar!

Tüm Haberlere Göz Atın