Sait Faik Darüşşafaka ile yaşıyor

Darüşşafaka Cemiyeti, mal varlığını ve eserlerinin telif haklarını Darüşşafaka'ya bırakan, Türk hikayeciliğinin büyük ustası, en güzel öykülerin yazarı Sait Faik Abasıyanık’ı, 110’uncu yaş gününde ömrünün son yıllarını geçirdiği ve çok sevdiği Burgazada’da andı.

Darüşşafakalı Öğrenciler, Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş ve Baş Hukuk Müşaviri Av. Dr. İnci Ercan ile...

18 Kasım 2016 Cuma günü Burgazada Deniz Kulübü’nde düzenlenen anma etkinliğine Sait Faik’in Burgazadalı dostları, tüm mirasını bağışladığı Darüşşafakalı öğrenciler, Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş, Yönetim Kurulu Üyeleri Tunçer Gömeçli ve Bülent Topbaş, Baş Hukuk Müşaviri Av. Dr. İnci Ercan, Genel Sekreter Yardımcısı Burçak Karakaya ve Cemiyet çalışanları ile Adalar Belediyesi Başkan Vekili Kazım Şakar ve Belediye çalışanları katıldı. 

Darüşşafakalı öğrenciler, ellerinde Sait Faik’in eserlerinin isimlerinin yazılı olduğu dövizlerle iskeleden Burgazada Deniz Kulübü’ne yürüdü.

Sait Faik’in Türk edebiyatındaki unutulmaz yerinin anlatıldığı törende, Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş ve Adalar Belediyesi Başkan Vekili Kazım Şakar birer konuşma yaptı. 

Talha Çamaş

Sait Faik’in eserleriyle ölümsüz olduğuna vurgu yapan Çamaş şunları söyledi: “48 yaşında hayata veda etmiş olsa da, onun için “110 yaşında” diyebiliyoruz, ne mutlu... Ay Işığı öyküsünde dediği gibi, “Haksızlıkların olmadığı bir dünya… İnsanların hepsinin mesut olduğu, hiç olmazsa iş bulduğu, doyduğu bir dünya…” hayal etti. İnsanı sevdi, hayvanları sevdi, bitkileri, doğayı sevdi… İnsanın özündeki iyiliğe vurgu yaptı. Nereden gelirse gelsin, hep bir yerlerden “Hişt Hişt” sesi gelsin ve yaşama sevinci duyulsun istedi. O dünyayı sevince dünya da onu sevecek elbet… Sevgi sevgiyi doğuruyor, yaşama sevinci bize de sirayet ediyor. İşte Sait Faik’in ölümsüzlüğünün sırrı bu bana kalırsa… “Her şeyin bir insanı sevmekle başladığını” ondan öğrendik ne de olsa. İnsanları izleyen, onların yüzlerine bakıp dopdolu iç dünyalarını fark eden ve anlatarak ölümsüzleştiren özgün bir hikayeci o… Bunu insan sevmeden yapmak mümkün olabilir mi? Hikâyelerinde çoğunlukla insanları, doğayı, İstanbul’u ve Burgazada’daki yaşamı geleneksel tarzın dışına çıkarak yalın bir dille anlattı. Yaşar Kemal’e göre, “Türkçenin hudutlarını zorlayıp gerçek anlamıyla Türkçe yazmış ilk Türk yazar.” Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra Mark Twain Cemiyeti’nin Onur Ödülü’ne layık görülen ikinci Türk. Düşünün ki böyle büyük bir insan, Darüşşafaka’yı varisi olarak seçiyor. Bizim için ne büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı…” 

Sait Faik’in vefatından bir süre önce Darüşşafaka’da bir edebiyat matinesine katıldığını ve bu ziyaretinin ardından mal varlığını ve kitaplarının telif haklarını Darüşşafaka Cemiyeti’ne bırakmaya karar verdiğini belirten Çamaş, “1964’ten beri Darüşşafaka’da yetişen her çocuğun eğitiminde Sait Faik’in vasiyetinin katkısı olduğunu gururla söylüyoruz. Bunun için kendisine ne kadar teşekkür etsek azdır” dedi. 

Defne Hadiş

Etkinlikte, bu yıl Mayıs ayında Darüşşafaka’da 11.’si düzenlenen “Hişt Hişt, Genç Sait Faik Öykü Yarışması”nda Darüşşafakalı öğrenciler arasında birinci olan 12. sınıf öğrencisi Fatma Bingöl’ün "Matruşka" adlı öyküsünü, Darüşşafaka 10. sınıf öğrencisi Defne Hadiş okudu.

Etkinlikte ayrıca, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Seval Şahin ve 61. Sait Faik Hikaye Armağanı Sahibi Bora Abdo tarafından "Olağan İnsanın Hikayesi ve Sait Faik'in İnsanları" başlıklı bir söyleşi gerçekleştirildi.

Burgazada Kültür ve Kalkınma Derneği Korosu'nun verdiği mini konserin ardından hep birlikte Sait Faik’in 110. doğum günü pastası kesildi.

Burgazada Deniz Kulübü’nde gerçekleştirilen etkinlikten sonra hep birlikte Sait Faik’in yazınsal ve ruhsal dünyasına yolculuk etme fırsatı tanıyan Sait Faik Abasıyanık Müzesi gezildi.

Büyük yazarımızı, doğumunun 110. yıldönümünde sevgi, saygı ve minnetle anıyor, O’nu yüceltmek ve yaşatmak için elimizden ne gelirse yapmaya devam edeceğimize bir kez daha söz veriyoruz. Dünyaya, insanlara ve yaşama O’nun gözleriyle bakmaya, O’nu yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz.

Tüm Haberlere Göz Atın