“Bu okula geldiğime hala şaşırıyorum, bu rüya mı diye…”

Her yıl 120 öğrenci kabul eden Darüşşafaka, bu yıl Yakacık Rezidans bağışçısı Güler Haşimoğlu’nun bağışı sayesinde fazladan bir öğrenci daha aldı. Yedek listede yer alan Muhammed İkbal Yaşar, 121. öğrenci olarak Darüşşafaka'ya başladı. Muhammed İkbal'in hedefi ise doktor olmak ve ihtiyaç sahibi insanları karşılıksız tedavi etmek. 

On yaşındaki Muhammed İkbal, İstanbul’da doğup büyüyor. Arnavutköy ilçesinde 13 yaşındaki ablası ve annesiyle yaşıyor. Darüşşafaka Sınavı’ndan ilkokul 3. sınıftayken sınıf öğretmeni Nail Köseoğlu sayesinde haberdar oluyor. Öğretmeni, Muhammed İkbal’i düzenli olarak okuldan sonra sınava çalıştırıyor: “Çok teşekkür ederim beni o kadar çalıştırıp zahmet ettiği için, inşallah hayrını görür” diyor Nail öğretmeni için…

Sınavdan sonra ilk başta kazanamadığını öğrenen Muhammed İkbal’e güzel haber, eylülde, okulun açılmasına az bir süre kala geliyor. İzmir’deki dayısına ziyarete gittiklerinde ailece kahvaltı ederken gelen ek kontenjan müjdesinin onda yarattığı hisleri şöyle anlatıyor: “Çok mutlu olduk. ‘Kazandım!’ dedim. Annem, dayım, yengem, kuzenlerim vardı. Onlar da çok mutlu oldular.”

Darüşşafaka'daki ilk günlerinde biraz zorlansa da kısa sürede yeni yuvasına alışan Muhammet İkbal, “Başlarda üzülüyordum ama ailem beni destekledi, ‘sen kazanırsın, dayanırsın, sen babişimizsin’ dediler. Bana ‘babiş’ diyorlar. Sonradan alışmaya başladım, artık çok iyiyim. Kendimle gurur duyuyorum. Hatta bu okula geldiğime bile hala şaşırıyorum, bu rüya mı diye” diye anlatıyor.

Darüşşafaka’da özellikle öğrenciler arasındaki ilişkilerden etkilendiğini kaydeden Muhammet İkbal, şöyle konuşuyor:  “Eski okulumda büyük ağabeyler geliyordu, topumuzu alıyorlardı, biz de topu alıp kaçmak zorunda kalıyorduk, buradaysa hiç öyle bir şey yok. Burada ağabeyler ve ablalar iyi davranıyor. Birisi ağlayınca geliyorlar, ‘Bir şeyin var mı? Seni bir yere götürelim mi? Neren ağrıyor? Anneni mi özledin?’ gibi sorular soruyorlar."

Darüşşafaka’da güzel arkadaşlıklar kurmaya başladığını söyleyen Muhammed İkbal, “Bence arkadaşlıklar hiç unutulmamalıdır. Diyelim bir arkadaşın yalnız ve ağlıyor, onun yanına gideceksin, ya da okul bitti onu hiç unutmayacaksın. Hep destek olacaksın” diyor. 

Derslerinin gayet iyi olduğunu belirten Muhammed İkbal, “Eski okulumda en zeki bendim, buradaysa herkes çok zeki, öyle bir zorluk var. Burada çok sık testler yapılıyor. En çok ek çalışmaları sevdim. Çünkü eğer bir konuyu anlamadıysan seni ek çalışmaya alıp anlatıyorlar. Eski okulda öyle bir şey yoktu” diye anlatıyor.

En sevdiği dersler matematik ve sosyal bilgiler olan Muhammed İkbal, inkılap tarihinin ilgisini çektiğini ve Atatürk’ü çok sevdiğini söylüyor: “Atatürk’e bence herkes borçlu çünkü Atatürk olmasaydı şu anda burası başka bir vatan olacaktı..”

“Türkiye’nin geleceği için ne gerekli?” diye sorduğumuzda ise şunları söylüyor: “Bizim mahallede neredeyse hiç oyun parkı yok. Her yer taş. Bence çocuklar için kurslar daha çok olmalı. Çünkü onlar olursa çocuklar daha iyi gelişir, sonra Türkiye’ye daha yararlı olabilirler, ama öyle olmayınca çocuklar bomboş duruyor, eve kapanıyorlar. Sürekli bilgisayarın başında oturuyor, kalkmıyorlar. Ben diyorum ‘haydi gelin dışarıda top oynayalım’, gelmiyorlar. Bence her mahallede bu okul gibi böyle spor sahaları, kulüpler gibi şeyler olsaydı her yer çok iyi olurdu.”

Bilgisayar oyunlarından ziyade kutu oyunlarını, kızmabiraderi ve Bilim Çocuk Dergisi’nden çıkan oyunları sevdiğini belirten Muhammed İkbal’in en büyük tutkusuysa futbol. “Eski mahallede böyle arkadaşlarım yoktu. Bir de orada futbol kursuna gidemiyordum, çünkü futbol kursları yoktu. Ama burada futbol kursu var, takım var. O yüzden ben çok mutluyum bu okula geldiğim için.”

Galatasaraylı olan Muhammet İkbal, 5. sınıfların futbol takımına girmiş bile… En sevdiği futbolcu ise Cristiano Ronaldo. “Bence iyi bir futbolcu, takım arkadaşlarıyla iyi geçinmeli ve saygılı olmalıdır. Sadece para için oynamamalı, zevk alarak oynamalıdır” diyen Muhammed İkbal, kendisi de böyle olmaya çalışıyor.

Kampüste halı sahada futbol oynamanın yanı sıra Muhammed İkbal’i cezbeden bir şey de gökyüzünün sırları… “Perşembe günleri planetaryuma gidiyorum. Gökyüzünü izliyorum. Ablam uzayı hep çok merak eder, ben de çok merak ederim. Acaba Jüpiter’de, bizim hiç gitmediğimiz yerlerde yaşam var mı? Uzaylılar, bilmediğimiz gezegenler var mı? Bunları öğrenmek için oraya gidiyorum.” 

Bu sene “Kendi Filmini Kendin Çek” kulübüne üye olan Muhammed İkbal, seneye de satranç kulübüne girmek ve turnuvalara katılmak istiyor. 

Ailesi aslen Erzurumlu olan Muhammed İkbal’in en sevdiği yemek Erzurum cağ kebabı… Darüşşafaka’daki yemekleri de çok güzel buluyor. En çok bulgur pilavı, nohut ve tavuğu seviyor. 

Darüşşafakalı olmak onun için, “Bir insanın bilgisinin artması, ilmin yolunda olması, ağabey-kardeşliği hiç unutmaması.” Bu görüşünü oluşturmasında şimdiye kadar tanıdığı Darüşşafakalılar etkili olmuş: “Mesela bizim eve burayı tanıtmak için bir ağabey gelmişti. O bu okuldan mezun olmuş ve bu okulu unutmamış. Sonra bir de Mustafa Ağabey vardı, bu okuldan mezun ve şu anda Boğaziçi Üniversitesi’ne gidiyor. İlk Çarşamba günü ağlamıştım, o beni teselli etmişti.”  

Büyüyünce cerrah ya da çocuk doktoru olmak isteyen Muhammed İkbal, niçin doktor olmak istediğini de şöyle açıklıyor: “Çoğunlukla hasta olup da tedavi olmak için parası olmayan insanlara karşılıksız bakmak istiyorum.” Gelecek hayalleri bununla da bitmiyor: “Büyüyünce büyük bir çiftlik almak istiyorum. İçinde tavuklar, tarlalar olsun. Her şeyimi kendim yapayım. Sonra, tüm kurumlara bağış yapmak istiyorum. Bu okula da bağış yapacağım. Elbiseye, yemeğe muhtaç olan insanlara, herkese yardım etmek istiyorum.” 

Muhammed İkbal’in, Darüşşafaka’da okuyabilmesi için bağışta bulunan ve 8 yıllık tüm giderlerini üstlenen Darüşşafaka Yakacık Rezidans Bağışçısı Güler Haşimoğlu’na da bir mesajı var: “Bir öğrenci daha gelmesini istediğiniz için size çok çok teşekkür ederim. İyi ki bunu yapmışsınız. Çünkü sizin sayenizde ben bu okula geldim. Belki bir gün doktor olacağım. Çok mutluyum.” 

Güler Haşimoğlu, onun başarılarını gördükçe kim bilir ne kadar gurur duyacak… Yolun açık olsun Muhammed İkbal!

Tüm Haberlere Göz Atın