Kolej eğitiminin ilk öğrencilerinden Darüşşafaka’ya 60. yıl ziyareti

Darüşşafaka'da Kolej Eğitiminin İlk Öğrencileri (1955 Girişli Darüşşafakalılar) ve Darüşşafaka Lisesi Müdürü & Kampüs Koordinatörü Nevzat Kulaberoğlu Darüşşafaka Müzesi'nde

1955-56 eğitim ve öğretim yılı Darüşşafaka Lisesi için önemli bir dönüm noktası oldu. Cemiyetin o dönemki başkanı Fettah Aytaç’ın önderliğinde yapılan yeni bir düzenlemeyle İngilizce öğretim yapılan kolej statüsüne geçildi, hazırlık sınıfı konularak, fen ve matematik dersleri İngilizce okutulmaya başlandı.

Darüşşafaka’da kolej eğitiminin ilk öğrencileri, okullarının tarihindeki bu devrim niteliğindeki değişimin 60. yıldönümünde buluştu. 29 Eylül 2015 Salı günü gerçekleştirilen buluşmada önce tarihi Çarşamba binası ardından da Darüşşafaka’nın Maslak’taki modern kampüsü ziyaret edildi. 

Ziyarete katılan 1955 girişli Darüşşafakalılar: 

Adil Dilek, Ali Arsın, Ergun Bankoğlu, Hasan Erbaşol, Mehmet Beyazova, Mehmet Tunbiş, Muzaffer Azeloğlu, Orhan Koçoğlu, Refik Urkan, Yavuz Aktaş, Yunus Saltık, Zekeriya Yıldırım.

1955 girişli Darüşşafakalılardan Aydın Otçu, Erhan Seymen, İsmail Gürsoy, Erdinç Kayıran, Taylan Özer, Şükrü Kural, Yavuz Şeremetoğlu ve Metin Şahin mazeretleri nedeniyle buluşmaya katılamadı. Yurt dışında yaşayan Kenan Çiçek, Yalçın Ararat, Güven Uzgil ve Olcaytuğ Ülay da buluşmaya gelemedi.

Maslak kampüsünde Darüşşafaka Cemiyeti Müzesi’ni gezen İlk Kolej Öğrencileri, daha sonra Darüşşafaka Lisesi Müdürü ve Kampüs Koordinatörü Nevzat Kulaberoğlu tarafından 60 yıl boyunca Darüşşafaka'da yaşanan gelişmeler ile bugünün eğitim ve öğretim ortamı hakkında bilgilendirildi.

Bu eğitim ve öğretim yılında göreve başlayan Darüşşafaka Yabancı Diller Bölüm Başkanı Alice Reine Jeanne Braden ile de tanışan İlk Kolej Öğrencileri, kendi öğrencilik yıllarını hatırlayarak bu vesileyle çok sevdikleri ve İngilizceyi çok iyi öğrenmelerini sağlayan yabancı öğretmenlerini de andı.

Darüşşafaka'nın İlk Kolej Öğrencileri, okula girişlerinin 60. yıldönümünde Samsung Akıllı Sınıfı'nda Nevzat Kulaberoğlu'nu dinliyor

Bilgilendirme sonunda sınıf adına Ergun Bankoğlu, Cemiyet Yönetim Kurulu Başkanı Talha Çamaş'a kendilerine 60 yıl önce kucak açan Darüşşafaka'ya duydukları minnet ve şükranı ifade eden bir plaket sundu.

Kolejin ilk öğrencileri Darüşşafaka'da öğrendikleri İngilizce sayesinde küreselleşen dünyaya uyum sağladılar, diplomat oldular, uluslararası finansmanda uzmanlaştılar, bankacılıkta ve yabancı şirketlerde görev aldılar, kamunun ve özel sektörün tepelerinde bulundular, aralarından doktor, avukat, eczacı, mimar, mühendisler çıktı, kendi işini kuran girişimciler de oldu. Hayata atıldıktan sonra da bitmeyen hikayenin yaşayan örnekleri oldular.

Zekeriya Yıldırım Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı. Şimdi de Yüksek Danışma Kurulu Başkanı. Ergun Bankoğlu 2008 yılından bu yana Cemiyet'in Genel Kurul Başkanlığı'nı yapıyor. Aynı zamanda Yüksek Danışma Kurulu üyesi. Avukat Hasan Erbaşol, Yavuz Şeremetoğlu Cemiyet'in Yönetim Kurulu üyeliğinde bulundu. Yavuz Şeremetoğlu aynı zamanda Darüşşafaka Spor Kulübü'nün Başkanlığı'nı, basketbol takımının antrenörlüğünü yaptı. Prof. Dr. Mehmet Beyazova halen Darüşşafaka Ümran & Yahya Hamuluoğlu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi’nin Başhekimliği’ni yapıyor. Aralarında Cemiyet üyesi olanlar da var, Darüşşafaka'yı bağışlarıyla destekleyenler de…

Tüm bu örnekler gösteriyor ki, kolej eğitimi daha ilk sınıfından itibaren Darüşşafakalılara küreselleşen dünyaya uyum şansı tanıdı. Bitmeyen hikayenin ışıldayan halkaları olarak değişen dünyaya uyum sağlayabilecek donanımla yetiştiler, hayata atıldılar ve hayallerini gerçekleştirdiler. Nöbet kendilerine geldiğinde de Darüşşafaka'ya hizmeti kutsal bir görev olarak gördüler. Şimdi sözü onlara bırakalım…

Darüşşafaka'da Kolej Eğitiminin İlk Mezunları (1962)


Ziyareti organize eden Ergun Bankoğlu (DŞ’62), “Darüşşafaka İngilizce tedrisat öncesinde de, babasını kaybetmiş yetenekli çocuklara kucak açarak onlara topluma duyarlı ve yararlı kişiler olarak yetişme şansını tabii ki vermekteydi” diyor ve Darüşşafaka’da İngilizce öğretime başlanmasının ilave katkılarını şöyle açıklıyor:

“a) Dış dünya ve yayınlarla aracısız temas ederek ilk elden bilgilenmek, sosyalleşmek ve ufkun genişlemesi. 11 yaşından itibaren yabancı öğretmenlerinin olması ve onlardan İngilizce olarak ilgili dersin alınması, İngilizce ders kitapları

b) ODTÜ, Boğaziçi gibi İngilizce eğitim yapan üniversitelerde veya yurt dışında okuma şanslarının artması, böylece iyi iş bulma imkanlarının daha da fazla olması

c) İyi İngilizce bildiklerinden mezunların, yabancı firma ve teşkilatlarda çalışma veya onlarla ilişki kurma imkanları bulabilmeleri, yurt dışında iş fırsatları

d) En geçerli lisana çok iyi vakıf olmanın globalleşen dünyada sağlayacağı sayısız yararlar. İkinci lisan olarak da ortaya yakın seviyede Fransızca öğretildiğini de belirtmek isterim.”

Dönem arkadaşlarının çoğunun İstanbul’da yaşadığını, çeşitli vesilelerle bir araya geldiklerini ve çok mutlu olduklarını belirten Bankoğlu, “Anılarımızı hatırlıyor, çocukluklarımıza geri dönüyoruz. Bireysel olarak okullarımızı da ziyaret ediyoruz ve özellikle de eski okula gittiğimizde çok çok duygulanıyoruz. Ne var ki bu sefer 60. yıl münasebetiyle  her iki okulumuzda birlikte olmak fazlasıyla duygu yoğunluğu yaşattı. Grubun yarısı eski okulun semtini de gezerek daha da fazla nostalji yaşadı” diye anlatıyor.

Ergun Bankoğlu, öğrencilik yıllarından bir anısını da paylaşıyor. Hazırlık 1 sınıfının iki şubesi olarak aralarında ilk aylarda yaptıkları basketbol maçının 0-0 sonuçlandığını unutamadığını söylüyor. 


Refik Urkan (DŞ’62), “Darüşşafaka’ya 1955’te girdik. 6-7 Eylül hadiseleri nedeniyle çok enteresandır girişimiz. Sınav ertelendi çünkü tam 7 Eylül sabahı sınavımız vardı. İstanbul’a ben Balıkesir’den gelmiştim. Sınavın ertelendiğini gördük. Birkaç gün sonra girdik sınava. 26 Eylül’de de eğitim başlamıştı. Tabii şimdi burada, çok değişik duygular içindeyim çünkü yeni bir bina burası. Eski binadaki duyguları pek canlandıramıyorum açıkçası içinde. Ama tabii ki çok duygulandım. Bu hatıralarla...” diyor. 

İlk kolej sınıfı olarak 61 kişi girip 21 kişi mezun olduklarını belirten Urkan, “Anılarımız çok tabii okulla ilgili. Arkadaşlar bir araya geldiğimizde eski günleri yad ediyoruz, duygulanıyoruz. Pilav günlerinde geliyoruz. İstanbul’da olanlar ailelerimizle beraber sık sık buluşuruz. Temasımız kaybolmadı. Arkadaşlık duyguları… Arkadaş demek de yanlış, biz kardeş deriz aslında, Darüşşafaka’da kardeşiz” diye anlatıyor.  

Müzeyi gezerken gördüğü eski bir basketbol takımı fotoğrafından yola çıkarak kendisinin de takımda oynadığı ve takım olarak İstanbul şampiyonu oldukları bilgisini de veren Urkan, “Müze çok güzel. Kim çaba harcadıysa çok takdir ve teşekkür ediyorum. Büyük emek harcanmış” diyerek duyduğu memnuniyeti ifade ediyor. 


Adil Dilek (DŞ’63), “Nostaljik bir gezi oldu. 60 yıl öncesini hatırlamak, bu yaşta, gençliğimizi hissettik. Eski okulda anılarımız canlandı. Müze çok geniş, çok beğendim. Ayrıca Darüşşafaka çok iyi ellerde yönetildiği için çok memnun oldum. Gerek yönetenler gerek çalışanlar çok sempatik ve iyi niyetli” diyor. 


E. Büyükelçi Ali Arsın (DŞ’62) “Müzeyi gezdiğime çok memnun oldum, çok güzel düzenlenmiş” diyor ve eski okulun müzesinden hayalinde kalan iki şeyi anlatıyor: “Bir resim, Sirkeci Garı, 1898 olmalı… Resim gayet iyi hatırımda… Sirkeci Garı çıkışı, Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph karşılanmakta, garın sağ tarafında Galatasaray Sultanisi’nin boru trampet takımı, tam karşıda da bizim Darüşşafaka’nın boru trampet takımı olan, renkleri iyice sepyaya dönüşmüş bir resim vardı. Bir de birkaç yerde çok tanınmış kişilerin aldıkları aferinnameler vardı. Ahmet Rasim, Salih Zeki, İsmail Safa, Prof. Mehmet Emin, Türkiye’de verem savaşını zafere götüren İhsan Rıfat Bey, hepsi iftihar ettiğimiz büyük Darüşşafakalılar, onları hatırlıyorum…”

Her sene pilav gününe geldiğini söyleyen Arsın dönem arkadaşlarınızla buluştuğunuz zaman neler hissediyorsunuz sorusuna şöyle cevap veriyor: “Çocuklaşıyorsunuz, gençleşiyorsunuz, boğazınızda bazı şeyler düğümleniyor, hatıralar geliyor geçiyor böyle. Bir taraftan çok sevindiğimiz bir şey Darüşşafaka’nın yeni tesislere kavuşmuş olması, bir taraftan da bizim neslin bütün hatıraları öbür tarafta. Yaramazlıklarımız, başarılarımız, bütün her şey öbür tarafta.”


Yüksek Danışma Kurulu Başkanı Zekeriya Yıldırım da bu ziyaret ile 60 yıl öncesinin çocukluk günlerinin heyecanını bir kez daha yaşadıklarını ifade ettikten sonra “152 yıllık Darüşşafaka'nın 60 yılında bizim sınıf var. Bizimle birlikte İngilizce eğitimine geçilmesi Darüşşafaka'da önemli bir kilometre taşı. Onu eğitimde fırsat eşitliğine derinlik kazandıran, kaliteli eğitim için gerekli çağdaş alt yapıyı geliştiren yeni kilometre taşları takip etti. Bunları Müdürümüzden dinlerken bu yuvada yetişmiş olmanın gururunu bir kez daha yaşadık. Kendi payıma bu değişim sürecinin önemli bir bölümünde görev almış olmanın mutluluğunu da yaşıyorum. Değişimin devam etmekte olduğunun işaretlerini de aldık. Küçük kardeşlerimiz bizim gibi İngilizce ile beraber bir yabancı dili daha öğrenirken çağın yeni dilini de öğreniyorlar, bilgisayar okuryazarlığını öğreniyorlar, kodlama yapabiliyorlar. İşte yeni bir kilometre taşı daha. Bizden sonra gelen sınıfların başlattığımız bu anmayı sürdürmelerini ve Darüşşafaka'da yeni bir gelenek yaratmalarını diliyorum. Altmış yıl sonra okulumuzu ziyaret ederken eksikliklerinin acısını duyduğumuz, erken kaybettiğimiz arkadaşlarımızı da rahmetle anıyorum” diyor.

Tüm Haberlere Göz Atın