Darüşşafakalılar yeni yuvalarında

Darüşşafaka’nın 31 Mayıs’ta 21 ilde yapılan sınavını kazanan, sağlık kontrolü ve mali durum araştırmasını geçerek Darüşşafaka ailesine katılan 130 öğrenci ve velileri için 23-31 Ağustos tarihleri arasında oryantasyon programı düzenlendi. Türkiye’nin dört bir yanından gelen 130 öğrenci ve velileri, sabahın erken saatlerinde ellerinde valizleriyle Darüşşafaka’ya giriş yaptı. “Öğrenci Evleri”ne yerleşen yeni Darüşşafakalılar ve velileri, kahvaltılarını yapıp zaman kaybetmeden kayıt işlemlerine girişti. Heyecanlı ve meraklı bekleyişin ardından yeni Darüşşafakalıların okulu ve birbirlerini tanıma süreci başladı. Öyle ki, öğle yemeğinde yeni dostluklar kurulmuştu bile... Ortak noktalar arttıkça ilişkilerinin de güçlendiğini birbirlerine sevgiyle sarılmalarından anlıyorsunuz. Saatler ilerledikçe, üst sınıflardaki abla ve ağabeyleriyle de tanışıp kaynaşmaya başlayan Darüşşafakalılar, akşam düzenlenen şişme oyuncaklar partisinde doyasıya eğlendi. Yeni bir sayfa açtıkları hayatlarını hem Daçkalılar’dan hem de velilerinden dinledik.

Enes Yanık: “Bilgisayar mühendisi olmak istiyorum”

Enes Yanık ve annesi Filiz Şeftalidalı

Kayıt formu doldururken tanıştığımız Filiz Şeftalidalı, oğlu Enes Yanık’ı Darüşşafaka sınavına öğretmeni ve okul müdürünün yönlendirdiğini belirtiyor. Enes’in sınıf öğretmeninin yardımıyla sınava hazırlandığını kaydeden Filiz Hanım hazırlık sürecini şöyle anlatıyor: “Enes’e Darüşşafaka sınavına hazırlandığını söylemedik. Öğretmeni yatılı bir okulun sınavına hazırlandığını onunla paylaştığımızda soruları doğru cevaplayamayacağıyla ilgili endişelerini benimle paylaştı. Enes’e onu bir yarışmaya hazırladığımızı söyledik. Bu durum onu fazlasıyla heyecanlandırdı ve derslerine yoğun bir tempoyla çalıştı. Darüşşafaka sınavına hazırlandığını ve o sınavı kazandığını buraya geldiğimizde öğrendi. Enes’ten aldığım tepkiyse beni bir hayli şaşırttı: ‘Eğer bilseydim daha çok çalışırdım’ diyor.” Filiz Hanım, bu ayrılığın zor bir süreç olacağını ama Enes’in Darüşşafakalı olmasının onu fazlasıyla gururlandırdığını vurguluyor. Enes’in ise hedefi şimdiden belli: “Bilgisayar mühendisi olmak...”

Melisa Orduhan: “Uçak mühendisi olmak istiyorum”

Darüşşafaka’ya geldiği ilk andan itibaren geleceğe daha umutlu bakmaya başladığını kaydeden Melisa Orduhan, “Uçak mühendisi olmak istiyorum. Çünkü uçakları çok seviyorum” diyor. Okulu çok sevdiğini söyleyen Melisa’nın annesi Firdevs Orduhan da kızıyla aynı fikirde: “Burası çok güzel bir yer. Kızımı emin ellere teslim ediyorum. Melisa, Darüşşafaka’da olduğu için gözüm arkada değil. Onunla gurur duyuyorum” diye konuşuyor.

Berke Demirel: “Astronot olmak istiyorum”

Öğrenci evlerinde karşılaştığımız Berke Demirel, Darüşşafaka ailesine İzmir’den katılıyor. “Astronot olmak istiyorum, çünkü uzayı çok seviyorum. Okulumu daha şimdiden çok sevdim” diyerek duygularını paylaşan Berke’nin annesi Melek Demirel ise düşüncelerini şu şekilde dile getiriyor:

“Darüşşafakalı bir çocuğun annesi olmak gurur verici. Bu yıl Darüşşafaka’dan yeğenim mezun oldu, buradaki sistemi gayet iyi biliyoruz. Yeğenim Onur, ailemizin örnek öğrencisi. Siyasal Bilimler Bölümü’nü ilk 50 öğrenci arasına girerek kazandı. Türkiye şartlarında tek başına çocuk büyütmek çok zor ve ben bu süreci birebir yaşayanlardanım. Çocuğumu emin ellere emanet ettiğime olan inancım tam.”

Sena Bağabakan: “Doktor olmak istiyorum”

Sena Bağabakan’la kendilerine gelen hediyelere bakarken konuşuyoruz. Sena’nın hedefleri büyük... “Darüşşafaka’da eğitimimi başarıyla tamamlamak ve annemi mutlu etmek istiyorum. Bu yüzden doktor olacağım” diyor. Okula geldiği ilk anları sorduğumuzdaysa üzüntü, mutluluk ve heyecanı bir arada hissettiğini söylüyor. Kızının başarısıyla gururlanan Rukiye Bağabakan ise “Ayrılığa alışacağız. Çünkü gerçekten çok güzel bir okulu kazandı” diyor.

Orhan Sezgin: “Ömür boyu mutluluk için değer”

İrem’in velisi öğretmen çocuğu olduğu için Darüşşafaka’yı yıllardır bilenlerden... Kendisiyle kayıt esnasında görüştüğümüz Orhan Sezgin, “Eşim de öğretmendi ve kızımızın Darüşşafaka’da eğitim almasını çok isterdi. İrem, sınavda 92. oldu, bu başarının mutluluğunu tarif etmem imkansız” diyor.

Muhammed Mehdi Duysak: “Büyük insan olmak istiyorum”

Heyecanlı gözlerle etrafı keşfederken dikkatimizi çeken Muhammed, “Darüşşafaka’ya geldiğim için çok mutluyum. Okulumu çok merak ediyorum ve bir an önce gezmek istiyorum. Sınavı kazandığımda kendimle gurur duydum” diyor. Muhammed hedefini ise şöyle anlatıyor: “Büyük insan olmak istiyorum.” Annesi Zübeyde Duysak ise Sakarya’dan oğlunun geleceği için buralara kadar gelmiş: “O bir yerlere gelsin diye hasreti, özlemi göze alacağım. Dayanmak çok zor olacak ama çocuğumun geleceği için bu sürece alışmak zorundayım. Darüşşafakalı bir çocuğun annesi olmakonur verici...”

Darüşşafaka’da geleceğin modacıları

Sena Nur Demirkan ve Eylül Şahin, sağlık kontrolleri sırasında tanışmışlar ve çok iyi arkadaş olmuşlar. Sena Nur, “Darüşşafaka’ya gelir gelmez aklıma hemen Eylül geldi. İlk gün kan aldırırken arkadaş olduk ve çok iyi anlaştık. Doktor ya da modacı olmak istiyorum. Eylül’le modacı olmaya karar verdik” diyor. Kurulan bu güzel dostluğun neticesinde aileler oldukça mutlu...Sena Nur Demirkan ve Eylül Şahin

Sena Nur’un velisi Sabiha Demirkan, “Oldukça gururluyum. Yatılı olması sebebiyle biraz buruğum ama yaşadığım mutluluk tarif edilemez” diyor. Eylül Şahin ise, “Küçüklüğümden beri ünlü bir modacı olmak istiyorum. Sena Nur’la zevklerimiz uyuşuyor. Bu yüzden çok iyi anlaşıyoruz” diyerek Sena Nur’a olan sevgisini paylaşıyor.

Halil Binboy: “Doktor olacağım”

Halil ve annesi

Darüşşafaka sınavına Adana’da giren Halil Binboy, “Başta annemden ayrılacağım için sınavı kazanmak istemedim. Ancak annem ve öğretmenlerim teşvik edince kazanmaya karar verdim. Başlarda annemin korktuğunu hissettim ama Darüşşafaka’nın çok iyi bir okul olduğunu anlayınca fikrini değiştirdi. Bugüne kadar hep okul birincisi oldum. Öğretmenim Diler Yılmaz beni çok çalıştırdı ve bu sınavı onun sayesinde kazandım” diyerek sınava giriş öyküsünü büyük bir heyecanla anlatıyor. Gelecekte doktor olmak isteyen Halil, Darüşşafakalı olduğu için hayallerine bir adım daha yaklaştığını belirtiyor. Darüşşafaka’da çok değişik şeyler gördüğünü söyleyen Halil, “Gözlemevi, planetaryum, futbol sahası, basketbol sahası, yüzme havuzu, bisiklet parkuru gibi alanları görünce burayı bitirdiğimde bir meslek sahibi olacağıma emin oldum” diyor. Oryantasyon programına annesiyle katılan Halil, “Annem de oryantasyon programını beğendi. Birlikte gezilere gittik. Örneğin; Miniatürk’ü, Akvaryum’u gördük” diye anlatıyor. İş Bankası’nın düzenlediği etkinlikte çok eğlendiğini belirten Halil, Darüşşafaka’nın bağışçılarına duyduğu minneti ise şöyle özetliyor: “İş Bankası olmasaydı, bizler bu okulun öğrencisi olamazdık. Bu değerli bağışçılar sayesinde buradayız. Bir hayırseverin bu sene yaptığı bağış sayesinde fazladan 10 öğrenci Darüşşafakalı oldu.”

Hasret Karakaya: “Burada İngilizceyi çok sevdim”

Hasret, öğretmeni ve annesiyle birlikte...

Darüşşafaka’yı kazanan 130 öğrenciden biri olan Hasret Karakaya İsveç doğumlu. İki buçuk yaşındayken geldiği Afyon’un Başmakçı ilçesinde anneannesi tarafından büyütülüyor. İlkokul öğretmeninin desteğiyle 31 Mayıs’ta düzenlenen Darüşşafaka sınavına Denizli’de giriyor. Sınavı kazanmasıyla da yaşamını değiştiren eğitim yolculuğuna yine öğretmeninin yardımlarıyla başlıyor: “Eski okulumda öğretmenim beni Darüşşafaka sınavına kaydetti. Zaten okul birincisiydim, öğretmenim beni çok çalıştırdı. Sınava Denizli’de girdim. 45 soruya 45 dakikalık süre verildi. Kazanamayacağım diye çok endişelendim ama tüm soruları yanıtladım. Hatta 10-15 dakika kadar fazla zamanım bile kaldı. O sürede cevaplarımı kontrol etme fırsatım oldu.”

Sınavı kazandığını öğretmeninden öğrenen Hasret, oryantasyon programına da öğretmeni ve anneannesi ile birlikte katılıyor. Darüşşafaka’yı çok beğendiğini kaydeden Hasret şöyle konuşuyor: “Öğretmenim de burayı çok beğenmiş. ‘Keşke ben senin yerinde olsam da ben okusam’ diyor. Ben de tabii istemiyorum onun benim yerime geçmesini. Çünkü böyle güzel yerde kendim okumak istiyorum.”

Hasret Karakaya

Darüşşafaka’daki ilk döneminde yüzme ve gitar kulüplerine üye olan Hasret, geleceğe dair hedeflerini düşünmeye başlamış bile: “Önceden öğretmen olmak istiyordum. Buraya gelince fikrim değişti. Öğretmenlik hayalime devam mı etsem yoksa başka bir şey mi olsam diye düşünüp duruyorum.”

Tüm Haberlere Göz Atın