Bağışlarınızla büyütün...
Onlar, Türkiye’nin farklı kentlerinde yaşıyordu. Hepsi küçücük yaşında babasını yitirmişti. Kimi bir köy okulunda kimi altmış kişilik sınıflarda okumaya çalışıyordu. Üçüncü sınıfa başladıklarında adlarına yazılmış birer mektup aldılar "Darüşşafaka" adında bir okuldan… Çoğu o güne kadar adını bile duymamış, hatta telaffuzunda dahi zorlanmıştı, onları yeni bir yaşama davet eden Darüşşafaka’nın… Mektup, onları bir sınava davet ediyordu. Bu sınavı kazandıklarında; en fazla 24 kişilik sınıflarda eğitim göreceklerdi. İngilizceyi ana dili İngilizce olan öğretmenlerden; fen, kimya, fizik gibi dersleri laboratuvar ortamında deneyler yaparak öğreneceklerdi. Teknoloji dersini internet bağlantılı bilgisayar laboratuvarlarında yapacaklardı. Diledikleri müzik enstrümanının eğitimini alacak, dans edebilecek, tiyatro yapabilecek, her türlü sportif aktiviteyi gerçekleştirebileceklerdi. Açık-kapalı havuzu, tenis kortları, basketbol voleybol, futbol sahaları, jimnastik ve kondisyon salonları vardı bu okulda… Öğrencilerin yeteneklerini keşfetmeleri ve geliştirebilmeleri için 70’e yakın farklı kulüp çalışıyordu. İsteyen profesyonel makinelerle fotoğrafçılık öğreniyor, isteyen satranç, isteyen gerçek atölyelerde resim yapabiliyor isteyen her türlü bilimsel araştırmayı hayat geçiriyordu. İstanbul’daydı bu okul… Yatılıydı. Yemekhanesinde menüler diyetisyen kontrolünde hazırlanıyordu. Çoğuna ütopik geldi, mektupta yazanlar... Ama ütopya değil, gerçekti. Böyle bir okul vardı bu topraklarda… Hem de 1863’ten beri…
Darüşşafaka Cemiyeti, sizlerin bağışlarıyla bir buçuk asırdır iyi eğitim olanağından yoksun çocuklarımızı dokuz yaşındayken annelerinden emanet alıyor. Onlara hem çağının en ileri eğitim şansını hem de şefkatli bir yuva veriyor ve on dokuz yaşında yaşam boyu öğrenen, çağdaş, özgüvenli, topluma karşı sorumlu liderler olarak hayata atılmalarını sağlıyor.
Bu çocuklar size emanet...
Bireysel ve Kurumsal Bağışlarınız için detay bilgiye aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz: